30 Kasım 2009 Pazartesi

KAZAK VE TÜRK HALKLARININ KARDEŞLİĞİ YOLUNDA ÖNEMLİ ADIM

SUUD 1 TV, 23 Nisan 2008

Adnan Oktar: Mezhep ayrımları, hanefi, sünni, şafi hiçbir ayrım yapmadan MÜSLÜMANLAR BİRBİRLERİNİ ÇOK SEVSİNLER, KARDEŞ OLSUNLAR. Hepimiz Aynı Allah’a inanıyoruz, Aynı peygambere inanıyoruz, aynı kıbleye dönüyoruz, aynı peygamberleri seviyoruz aynı melekleri seviyoruz her şeyimiz aynı, bu tarz detaylarla bölünmeye kalkmak hatta düşman olmak, şeytanın oyununa gelmek olur. Sakın böyle bir şey olmasın. Hepimiz samimi candan inşaAllah Müslümanlarız. Candan kardeşleriz.

Zaman, 18 Ekim 2009


Avrasya ülkeleri arasında diyaloğun geliştirilmesi için çabalayan Diyalog Avrasya Platformu'nun Kazakistan Genel Koordinatörü Salih Akçay, Kazakistan Halklar Asamblesi ile işbirliği yapma kararı aldıklarını söyledi. Akçay, "Kazakistan'da 110'dan fazla milletten, farklı kültür ve dinlerden insan yaşıyor. Bu insanların Kazakistan'da huzur, barış ve mutluluk içinde yaşaması için kurulan Kazakistan Halklar Asamblesi burada çok önemli bir misyon üstleniyor. Her kültürün, dinin, milletin temsilcisi Kazakistan'da kendisini rahatlıkla ifade imkanı bulabiliyor. Bu da Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in bu konuyu bizzat üstlenmesi ve verdiği önemden kaynaklanıyor." diye konuştu.

NAZARBAYEV: 'KAZAKİSTAN ANAYURDUNUZ'

Çay TV, 23 Temmuz 2008
Adnan Oktar: Herkes Avrupa Birliği’ni son derece makul görüyor. Akdeniz Birliği’ni çok makul görüyor. Fakat öz be öz kardeşimiz olan Türklerin bir araya gelmesini yani şöyle düşünelim Konya, Erzurum, İzmir haşa Allah esirgesin bizden ayrı olsa biz bir gün desek ki bizim birleşmemiz gerekiyor biz kardeşiz nasıl oluyor bu desek bu son derece makul bir şey. Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterlibuna ait.

Azerbaycan Gazete 525,27 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Bu zincirleme bir reaksiyondur. Yani Azerbaycan ile Türkiye birleşirse bu dünyayı bütün dünyayı sallar. Ve Türk İslam alemini de sallar yani çok büyük bir şeydir bu. Hepsini heveslendirir… Tabiî ki TÜRK – İSLAM BİRLİĞİNİ TERCİH EDER KAZAKİSTAN. Ama Kazakistan’da çok fazla Rus nüfusu varmış, oh ne ala, ne güzel, onlar da bizim kardeşimiz. Yani Ruslar bize uzak bir millet uzak insanlar değil ki, gayet güzel insanlar. Rusların orada olması büyük bir nimet çünkü, mühendisleri var, profesörleri var, sanatçıları var, çok iyi işte her yönden yetişmiş bir insan topluluğu, kaliteli bir insan topluluğu onların zenginliğini Rusya görürse böyle bir topluluğa karşı sevgisi daha da artacaktır. Güveni daha da artacaktır. Kendi milletinden, kendi ırkından insanlara sevgi ve saygı gösterildiğini görürse Rusya’nın içinde niye bir korku olsun.
Sabah, 19 Ekim 2009

Sekiz yıl aradan sonra Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini yapacak olan Cumhurbaşkanı Nazarbayev önemli mesajlar verdi: “Samsun-Ceyhan boru hattına destek vermek istiyoruz. Ayrıca Ceyhan’da kurulacak rafineride de rol almak istiyoruz. Kazakistan sizin atayurdunuz.”
Sabah, 19 Ekim 2009
Sabah, 19 Ekim 2009

21 Kasım 2009 Cumartesi

İRAN, AZERİLERE VİZEYİ KALDIRDI

MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.

Haber7.com, 11 Kasım 2009

DHA, 11 Kasım 2009



Dışişleri Bakanlığının talebi ve Bakanlar Kurulu'nun kararıyla Azerbaycan (Nahçıvan dahil) vatandaşlarına yönelik vize uygulaması tek taraflı kaldırıldı.Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi'nin ilgili birimlere tebliğinden itibaren yeni kararın uygulamaya konulacağı belirtildi.


Aktifhaber, 11 Kasım 2009

'TÜRKİYE İLE BARIŞ OLMADAN DÜNYADA BARIŞ YAPILAMAZ'

Azerbaycan Devlet Haber Ajansı, 14 Ağustos 2008

Adnan Oktar: İşin doğrusu Türkiye, dünyanın en büyük devletidir. Abartmıyorum en büyük devleti. Şöyle olacak, Türk İslam Birliğinin, büyük Türk İslam Birliğinin lideri olarak Avrupa Birliğine girecek Türkiye, o zaman hem Avrupa’yı besleyecek, hem Avrupa’yı güçlendirecek, hem Rusya’nın beli doğrulmuş olacak, hem Ermenistan rahatlayacak, hem İsrail rahatlayacak, hem Filistin sorunu hallolacak. Yani Türkiye bütün dünyayı kurtaracak bir devlettir. Bütün dünyanın sigortası gibidir Türkiye. Çok hayati bir devlet. Bunu 10-20 yıl içerisinde bütün dünya görmeye başlayacak ve bütün dünyayı kardeş haline getirecektir Türkiye. Bu Allah’ın inşaAllah kanunu, kader böyle inşaAllah.

Azernews, 23 Ekim 2008

Adnan Oktar: Türkiye büyük Türkiye olacak. Yani altını çizerek, net yüzde doksan dokuz demiyorum, yüzde yüz. Türk-İslam aleminin lideri olacak. On yirmi yıl içerisinde bunu bütün dünya görecek, ben de buradayım siz de buradasınız, herkes burada, bu net bu Allah’ın izniyle, bunun ikinci bir yolu yok, insanlığın kaderi bu inşaAllah, bu şekilde olacak... Dolayısıyla Türkiye hem Müslümanların hem Hıristiyanların hem Musevilerin lideri olmuş olacak inşaAllah. Yani lideridir, lideri de olmuş olacak. Ve hepsine barış, huzur ve adalet sunacak. Türkiye zaten bunu şu an fiilen yapıyor. Bosna’da da yapıyor, Irak’ta da yapıyor. Afganistan’da da yapıyor, her yerde yapıyor, nereye gitse sevgiyle karşılanır Türk ordusu. Ama bunun çapı çok genişleyecek. Çünkü bizim milletimiz böyle şefkatlidir, sevgiden dostluktan çok hoşlanır. Yani yemez yedirir, içmez içirir, yani mesela en iyi yatağı olsa gider onu misafirine verir, kendi yani onu aramaz.


Bugün, 28 Ekim 2009



“Türkiye ile barış olmadan dünyada barış yapılamaz”

Cumhurbaşkanı Gül ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç, Karlofça Anlaşması’nın imzalandığı Barış Şapeli ile Petrovaradin Kalesi’ni ziyaret etti. Türkiye ile Sırbistan’ın ilişkileri geliştirme konusunda kararlı olduğunu belirten Gül, “İnanıyorum ki herkese örnek olacak bir ortaklı ve dostluk içinde çok güzel işler başaracağız.” dedi. Tadiç de, “Türkiye büyük bir devlettir. Bugün dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir noktasında Türkiye ile barış olmadan barış yapılamaz.” diye konuştu.

Sabah, 28 Ekim 2009

'AHMEDİNEJAD DOSTUMUZ'

Türkhaber.com, 7 Haziran 2009
Adnan Oktar: İran inşaAllah hiçbir koşul altında Türkiye için bir tehdit olmaz. Türklere sevgiyle bakar İran, biz de onları kardeşimiz olarak görürüz. Kardeşler arasında sadece sevgi ve dostluk olur, tehdit, endişe, korku vs olmaz. Amerika ve İran arasındaki anlaşmazlıklar da karşılıklı konuşmayla, görüşmeyle çözüme kavuşturulabilir. Bu konuda Türkiye’nin arabuluculuğu etkili olur inşaAllah. Zaten yakın süre önce Amerikalı ve İranlı yetkililer Ankara’da masaya oturdular, karşılıklı görüştüler. Bu çok önemli bir adım oldu. Arkası da gelir, barış ve istikrarın korunacağı bir ortam oluşturulur. Ama İran’ın asıl güvencesi Türk-İslam Birliği olur inşaAllah. Türk-İslam Birliği tesis edilirse, bu birliğin gücü İran’ın haklarını en güzel, en adil şekilde savunur ve korur.


Milliyet, 27 Ekim 2009

“Ahmedinejad dostumuz”

Başbakan Erdoğan, İngiliz The Guardian gazetesine “Ahmedinejad dostumuzdur. Şimdiye kadar çok iyi ilişkimiz oldu” dedi.
Hürriyet, 27 Ekim 2009

“Ahmedinejad dostumuz”
Başbakan Erdoğan Mahmud Ahmedinejad’ın dost mu düşman mı olduğu sorusuna “Hiç şüphesiz dostumuz. Bugüne kadar dostumuz olarak onunla çok iyi ilişkiler kurduk ve hiçbir sıkıntı yaşamadık” dedi.

VİZENİN KALKMASI BAYRAMIMIZ OLDU

Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz… Yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, VİZE OLAYININ DA KALKMASI GEREKİR. İSTEDİĞİ GİBİ GİDİP GELSİN İNSANLAR. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak. Bu bütün Türk halkının isteği. Biz Azerilerle konuşuyoruz mesela Azerbaycan can atıyor Türkiye ile birleşmek için. Bugün Türkiye kabul etsin yani nerdeyse yirmi dört saatte kırk sekiz saatte kabul ederler. Suriye, bugün Türkiye teklif etsin, Türkiye ile birleşin diye, hemen kabul eder Suriye. Onun için Türk halkının bunu şiddetle isteyip özellikle sivil toplum kuruluşlarının bunu gündeme getirmesi sonucunda bu hükümete teklif olarak getirilirse konu biter.

Trabzon TV, 4 Eylül 2008

Muhabir: Evet, Sayın Hocam Suriye ile son dönemdeki yakınlaşmamızı nasıl yorumladınız?Adnan Oktar: Süper işte, bu çok önemli. Suriye’yle Türkiye’nin birleşmesi an meselesidir. Suriye bunu şiddetle istiyor, Türkiye’nin ağabeylik yapmasını; Suriye-Türkiye ayrı ayrı devletler ama tek bir beraberlik olsun istiyorlar. Bu çok güzel, Türk İslam Birliği kardeşliği içerisinde, tabii ki ayrımız gayrımız yok Suriye ile Türkiye de birleşecek inşaAllah, bu onun alameti. Pasaportsuz, vizesiz Suriye’ye gidebileceğiz, Suriyeliler de istedikleri gibi bize gelip konaklayabilecekler. Kardeş olacağız inşaAllah, güzel bir birlikteliğin ilk alametleri bunlar.

Yenişafak, 27 Ekim 2009


Vizenin Kalkması Bayramımız Oldu

Suriye ile Türkiye arasında vizenin kaldırılması, en çok perakendecileri sevindirdi. İskenderun ve Antakya'da iki büyük AVM projesi yürüten Alman yatırım şirketi Prime Development'in (PD) Genel Müdürü Artuğ Çetin, açılışına 5 aylık bir süre kalan İskenderun Prime Mall'e perakendecilerin ilgisinin vize kalktıktan sonra inanılmaz bir şekilde arttığını söylledi.

Vatan, 22 Ekim 2009

Suriye Turizm Bakanı: “Vizenin kalkması bayramımız oldu”

Türkiye ile vizeyi karşılıklı kaldıran Suriye, turizm atağına geçti. Suriye Turizm Bakanı Sadullah Aga Al Kalah, “Biz Türkiye’yi dost ve kardeş ülke olarak ilk sırada görüyoruz. Vizelerin kalkması bizim için büyük bir bayram. Türkiye ile vizenin kalkması hem sektörel hem de kültürel bazda ilişkilerin ilerlemesini sağlayacak.” dedi.

Bugün, 27 Ekim 2009




Vize bereketi

Suriye’nin Türk tarafına vizeyi kaldırması 15 günde bu ülkeden gelen ziyaretçi sayısını üçe katladı. Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan şunları söyledi: “Önümüzdeki ay 100 kişilik bir heyetle Halep’e gideceğiz, daha sonra da onlar bize gelecek. Bu görüşmeler hızlanacak. Sınır geçişinin kolaylaşması ile yatırım ve işbirliği imkanları genişletilecek.”

YENİ BİR DÖNEM İÇİN TÜRK-ARAP BİRLİĞİ

Al Baghdadi TV, 30 Nisan 2008

Adnan Oktar: Tabii direk çözüme bakmak lazım. Çözüm bütün İslam aleminin bir araya gelmesi Türkiye’nin öncülüğünde bir büyük Türk-İslam birliğinin oluşturulması TÜRKİYE’NİN SÜPER DEVLET OLARAK BÖLGEYE AĞIRLIĞINI KOYMASI ve bütün İslam alemini kardeşi olarak, öz kardeşi olarak çok iyi kollayıp koruması onların ekonomik yönden siyasi yönden güçlenmelerini sağlaması, bütün Türk alemi ki onların da tamamı müslüman aşağı yukarı onları da koruyuculuğu altına alması, ve bölgede bir süper devlet olarak anarşiyi terörü tamamen durdurması. Büyük bir medeniyet hamlesi yapılması Hz. Süleyman devrine benzemeye çalışan bir gayret içinde olmamız çözüm bu.

Trabzon TV, 4 Eylül 2008

Muhabir: Evet, Sayın Hocam Suriye ile son dönemdeki yakınlaşmamızı nasıl yorumladınız?

Adnan Oktar: Süper işte, bu çok önemli. Suriye’yle Türkiye’nin birleşmesi an meselesidir. Suriye bunu şiddetle istiyor, Türkiye’nin ağabeylik yapmasını; Suriye-Türkiye ayrı ayrı devletler ama tek bir beraberlik olsun istiyorlar. Bu çok güzel, Türk İslam Birliği kardeşliği içerisinde, tabii ki ayrımız gayrımız yok Suriye ile Türkiye de birleşecek inşaAllah, bu onun alameti. Pasaportsuz, vizesiz Suriye’ye gidebileceğiz, Suriyeliler de istedikleri gibi bize gelip konaklayabilecekler. Kardeş olacağız inşaAllah, güzel bir birlikteliğin ilk alametleri bunlar.

Yenişafak, 20 Ekim 2009
Yeni bir dönem için Türk-Arap birliğiMerkezi Mersin'de bulunan Türk Arap Ülkeleri İşadamları Derneği'nin (TURAB) Genel Başkanı Doğan Narin, Türkiye'nin, Arap ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile sermayesini ve gücünü birleştirerek yeni bir dönem başlatması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Suriye ile Türkiye arasında atılacak olumlu adımlar birlik ve beraberliği arttıracaktır. Türkiye, Arap ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri ile sermayesini ve gücünü birleştirerek yeni bir sayfa, yeni bir dönem başlatmalı. Türkiye, Arap ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri kendi aralarında, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi ekonomik güç birliği ve vizesiz seyahat etme özgürlüğüne sahip olmalı.”

ARTIK TÜRKÇE ÖĞRENECEĞİZ

Kordon TV, 27 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Benim demek istediğim, işin doğrusunu aslını söyleyeyim, aslında Türkiye’nin o bölgede ağabey olması lazım, yani lider olması lazım. Yani Türkiye’nin ağırlığını koyup, direkt ağabey konumunda hatta bütün Ortadoğu’nun, bütün İslam ülkelerinin lideri konumuna gelmesi lazım, sözü geçen bir lider olarak. Çünkü, Türkiye, çok aklı başında insanların samimi insanların bulunduğu bir ülke. Çok vicdanlı insanların olduğu bir ülke, ordusu mükemmeldir. Çok çok vicdanlıdır, böyle kılı kırk yarar, çok iyi eğitimlidir. Ve bütün ülkelerde seviliyorlar, nereye gitseler seviliyorlar. Mesela Bosna’ya gidiyorlar seviliyorlar... Somali’ye gidiyorlar, seviliyorlar... Her yerde saygı görüyorlar. Afganistan’da çok sevilip saygı görüyorlar. Böyle fiili bir durum var. Demek ki bütün Ortadoğu, bütün İslam alemi Türk ordusunu seviyor ve Türk milletini seviyor. Demek ki ağabeylik yapmalarını istiyorlar. Yani Türkiye’nin burada ortaya çıkıp, bu ağabeyliği yerine getirmesi gerekiyor, İslam ülkelerinde ve Türk devletlerinde de...

Zaman, 18 Ekim 2009


Davutoğlu, "Saraybosna ortak kültürümüzün kenti. Saraybosna ne kadar Türk kentiyse İstanbul da o kadar Boşnak kentidir. Başçarşı Kapalıçarşı'nın, Gazi Hüsrev Bey Camii Sultanahmet'in ruh ikizleridir. İstanbul ile Saraybosna kız kardeştir." dedi. Bakan, "72 milyon Türk'ün kıyamete kadar sürecek desteğini iletmek için buradayım.'' diye ekledi. Slaydziç de yaptığı konuşmada Bosna Hersek'in kaderiyle ilgili önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye ve Davutoğlu'nu yanlarında görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Boşnak lider, "Artık Türkçe öğreneceğiz." dedi.
Zaman'a özel açıklama yapan Slaydziç, Türkiye'nin Bosna'daki siyasi yapıyı yeniden şekillendirmeye yönelik son sürece katkısına dair soru üzerine şunları söyledi: “Türkiye'nin süreçle ilgilenmesi çok önemli. Sadece ilgilenmiyor en üst düzeyde dahil oluyor. Türkiye'de cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanı ile görüştüm. Şimdi bakan burada. Bizim için önemli olan Bosna'da herkesin haklarını ve güvenliğini garanti altına alan çözümler bulunması. Türkiye de bunun için çalışıyor.”

ESKİLER 'TÜRK'Ü ERMENİ'Sİ EVLERİMİZ İÇ İÇEYDİ' DERDİ

Gece TV, 15 Eylül 2008

Adnan Oktar: Ermeniler çok güzel insanlardır. Ruhu temiz ve sevecen sanatçı insanlardır. Osmanlı döneminde de hep böyle olmuştur hep güvenilir bir tebaa olmuştur. Güvenilir insanlar olmuşlardır. Biliyorsunuz Ermeni paşalarımız vardır. Siyasetçilerimiz vardır, doktorlar, sanatçılar hepsi vardır. Ne zamana kadar Darwinizm ortaya çıkana kadar. Darwinizm ortaya çıktıktan sonra bir azgınlık, bir ırkçılık, romantik milliyetçilik çağı başladı. Ve komünist düşünce çağı başladı. Orada şeytan ağırlığını koydu işte. Ve bizi Ermeni kardeşlerimizden ayırmış oldular. Bu güzellikten bizleri mahrum etmiş oldular. Halbuki iç içe çok mutlu, güzel yaşadığımız insanlardı Ermeniler. Ve hiçbir zaman için millet olarak Ermenilere kalbimizde bir buğz duymayız biz Türk milleti olarak, onlarda bize duymazlar. Kimdir bu azgınlığı yapanlar? Masonlar. Mason teşkilatı dünyayı örümcek ağı gibi sarmıştır. Amerika’da milyonlarca mason var. İngiltere’de milyonlarca mason var. Türkiye’de yedi bin mason var amma kilit noktadalar. Darwinizm’i milletin ta ciğerlerine kadar işlettiler. Allah’a çok şükür bu “Yaratılış Atlası” ile gerçi yerle bir ettik dünya çapında Fransa’dan başlamak üzere bütün Avrupa’da ve Amerika’da da yerle bir ettik. Şu an artık nefes alamayacak hale getirdik kıyamete kadar inşaAllah.

Habertürk, 12 Ekim 2009


Eskiler “Türk’ü Ermeni’si evlerimiz iç içeydi” derdi

Alen Markanyan Türkler ile Ermeniler arasındaki ilişkilere yönelik şunları söyledi: “Bu topraklar üzerinde yaşayan Türkler ve Ermeniler ezelden beri yan yana kapı komşuları. Bizim anneannelerimiz, eşlerimiz ‘Biz Türkler’e kapılarımızı kapatmazdık. Ermeni’siyle Türk’üyle evlerimiz, çocuklarımız, tavuklarımız iç içeydi’ derler. Halklar, kültürler arasında inanılmaz bir ayrı gayrı olduğunu zannetmiyorum. Bizim gönül kapılarımız senelerdir açıktı. Kapımız ve her şeyimiz açıktı. Ermenistan Sınır Kapısı, Türk Sınır Kapısı kapalı olmuş önemli değil. Kapının politik anlamda kapalı olması, açık olması beni pek ilgilendirmiyor. Benim kapım hep açıktı.”

20 Kasım 2009 Cuma

TÜRK DEMOKRASİSİ BÖLGEMİZE MODEL OLABİLİR

Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008

Adnan Oktar: Türkiye’nin anlattığı ve yaşadığı İslam anlayışı Avrupa için çok güzel bir model oldu. Avrupa Türkiye’yi bu konuda güzel görüyor, faydalı görüyor; yaşanan İslam modelini de dünya için ideal görüyor. Bu zaten konuya tam bir çözüm getirmiş oldu. Türkiye’nin önderliğinde aydın, akılcı, samimi bir İslam anlayışı bütün dünyaya hakim olacak inşaAllah.

Başkent TV, 13 Ocak 2009

Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.

Zaman, 12 Eylül 2009


(Suudi Prensi Talal Bin Abdul Aziz’in, Zaman Gazetesi için yazdığı makaleden alıntı)

Türk demokrasisi bölgemize model olabilir

Türkiye'nin bölgeye örnek bir model sunmasını arzu ediyorum. Bu değerlere sahip çıkmalısınız ki, buna ihtiyaç duyan bölgemizde, başarılı bir örnek olarak, demokrasi kıvılcımlarının merkezi olma özelliğinizi sürdürebilesiniz. Arap dünyası ile Türkiye arasındaki ilişkiler Türkiye'nin oynadığı bölgesel rolle perçinlenmektedir. Türkiye'nin Filistin meselesinin çözümü için gösterdiği gayret özel bir öneme sahiptir. Çünkü Türkiye'nin iyi niyeti konusunda tarafların tümünün genel kabulü bulunmaktadır. Özellikle Suriye ile İsrail arasında başlatılan girişim, büyük bir başarı olarak Türkiye'nin hanesine yazılmış bulunmaktadır. Sonuç olarak barış sürecinde Türkiye'nin rolünün artarak sürmesini temenni etmekteyiz.

14 Kasım 2009 Cumartesi

AZERBAYCAN'LA VE ÜRDÜN'LE DE VİZELER KALKIYOR

Azerbaycan Halk Gazetesi, 6 Ekim 2008

Adnan Oktar: Azerbaycan bayrama hazırlanıyor. Türkiye’yle birleşme bayramına. Onu İnşaAllah bir bayram günü olarak kutlayacağız. Pasaport, vize kalkıyor Allah’ın izniyle, koridoru açıyoruz. Ermenistan’ı da, Gürcistan’ı da, Azerbaycan’ı da, Kazakistan’ı da, Türkistan’ı da, Tacikistan’ı da, Yakutistan’ı, bütün Türk devletlerinin, bütün İslam ülkelerini içine kapsayacağı şekilde Türk İslam Birliği oluşuyor İnşaAllah. Bu İslam Birliği oluştuğunda Ermeniler de rahat edecek, Museviler de rahat edecek, Müslümanlar da rahat edecek ve bütün dünya rahat edecek İnşaAllah. Ama en önce İnşaAllah Allah’ın izniyle Azerbaycan’la Türkiye’yi birleştiriyoruz. İki devlet bir millet olarak koridor açacağız Allah’ın izniyle, bunu birkaç yıla kadar İnşaAllah yapacağız.

Ekin TV, 29 Ocak 2009

Adnan Oktar: İnanç ve aşk konusunda birleşecekler. Bizim partilerimiz hemen hemen aynı konuda müttefikler zaten. Büyük Birlik Partisi bu düşüncededir, Türk İslam Birliğini savunur, MHP bunu savunur, AKP de bunu savunuyor, Saadet Partisi de bunu savunuyor. CHP de savunuyor. Yani bu aşk ve coşkunun topluma yansıması biz niye duruyoruz denmesi gerekiyor, neyi bekliyoruz denmesi gerekiyor. Çünkü bir denensin, Azerbaycan’a girişte pasaport kaldırılsın, vize kaldırılsın. Ermenistan’ın sınırı açılsın, İran sınırı açılsın, Irak sınırı açılsın. Hiç bir şey olmaz, yani hayret edilecek bir zenginlik hayret edilecek bir kolaylık olur. Konu zannettiğiniz gibi uzamaz. Veyahut zannedildiği gibi uzamaz, sizleri tenzih ederim. Hemen hallolur ve kimse de buna itiraz etmez. Bu bir mutluluk başlangıcı, bir düğün sevinç başlangıcıdır.

Nethaber.com, 12 Kasım 2009



Erdoğan, önümüzdeki günlerde Türkiye'yi ziyaret edecek olan Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memedyarov ile bu konunun sonuca bağlanacağı söyledi. Başbakan Erdoğan, Ürdün ile de vizenin kaldırılacağını vurguladı.


Timetürk, 12 Kasım 2009

11 Kasım 2009 Çarşamba

İSLAM ÜLKELERİNİN LİDERLERİNDEN BİRLİK ÇAĞRISI

8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı

Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?

Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor bir kere, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.

Arabnews, 9 Kasım 2008

Adnan Oktar: İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor. Yani İslam ülkelerinde bir anket yapılsa halkın %99’unun, %95’inin İslam Birliğini istediğini görürüz. Türk devletlerinde de arandığında da aynı şeyi görürüz. Türk-İslam Birliğini isteyen kişilere sorduğumuzda “Siz istiyor musunuz bunu?” diye eğer anket yaparsak Türk Devletlerinde hepsinin Türk-İslam Birliğini istediğini görürüz ve görüyoruz. Ben bizzat buna şahidim. O yüzden halk bunu istiyor. Sadece üst seviyede siyasilerimizin ikna edilmesi, cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmeleri gerekiyor. Bu her an olabilecek bir şey. Şu an ekonomik çöküntünün olduğu ortamda, hemen şu fikirler ortaya atıldı. Gümrük Birliği oluşturalım. Ortak para birimi oluşturalım. Ortak Pazar oluşturalım, gibi düşünceler süratle devreye girdi. Demek ki, İslam Birliğinin altyapısı hazır. Ve kısa sürede de kabul edilecektir, bu inanç, bu düşünceler. Güzel bir şekilde neticelenecektir. Çünkü, bu sistemin düşman gördüğü hiçbir ülke yok.


Timetürk, 9 Kasım 2009


İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ise "Dünya bir değişiklik yaşıyor. Şu anki ekonomik düzende, kapitalizmin sonuna gelindi. Faizcilik yoldan sapma nedeni. İslam dünyası da yeni bir düzene geçmeli. İslam ülkeleri arasında para ve gümrük sistemlerinin yeniden düzenlenmesi gerekiyor" diye konuştu.Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, çözüm üretebilmek için bilim ve teknolojinin gelişmesine önem verilmesi gerektiğine vurgu yaparak, "Aramızdaki ticari engelleri kaldırmalı, bölgesel örgütler arasında işbirliği yapmalı, serbest dolaşımı sağlamalıyız. Kalkınmayı ancak böyle sağlayabiliriz" dedi.

İSLAMİ BİRLİĞİN YOL HARİTASI İSTANBUL'DA ÇİZİLİYOR

MPL, 19 Şubat 2009

Adnan Oktar: Türk milleti bir kere hamiyetperverdir, cesurdur, zekidir, güzel huyludur, Allah’tan çok korkar, Allah’ı çok sever, Darwinizm’in geçemediği tek ülkedir, hepsine helal olsun MaşaAllah. Hepsi aslan yani. %90’dır şu an Türkiye’de Darwinizme inanmayanların oranı. Dünyada ki en yüksek orandır. İmanın kalesidir Türkiye, imanlı millettir... Allah, bu milleti görevlendirdi. O kadar çok hadis var ki Türk milletinin görevli olduğuna dair. Mesela diyor, Mehdi dağınık Türk bayraklarını bir araya getirir. Dağınık Türk devletlerini bir araya getirir, bakın çok önemli bir şey bu. Türk diyor, net hadis. Şu an Türk devletlerinin birleştirilmesi aşaması vardır ki çok yiğit ve fedakâr bir millet, bir de tabiri caizse delikanlı millettir. Böyle halk tabiriyle yiğit üstü yiğittir. Onuruna, haysiyetine çok düşkündür. Onurunu çiğnetmez, haysiyetini çiğnetmez; bu millet işte Türk İslam Birliğinin lideri olacak. Türkiye’dir lideri, bunu herkes görecek, İstanbul da manevi başkent olacaktır. Bütün Türk İslam âleminin manevi başkenti; siyasi başkenti Ankara’dır, manevi başkenti de İstanbul olacaktır İnşaAllah.


Vatan, 8 Kasım 2009

DEVLET BAKANI SAYIN FARUK ÇELİK: MÜSLÜMANLAR BİRLİK OLMALI

ArabNews, 9 Kasım 2008

Adnan Oktar: … EN MÜKEMMEL ÇÖZÜMÜN BİR İSLAM BİRLİĞİ, TÜRKLERİN ÖNDERLİĞİNDEKİ BİR İSLAM BİRLİĞİ OLACAĞI AÇIKTIR. Yoksa karmaşık bir çözüm detaylı bir çözüm düşünmüyorum. Yani çok sade ve kolay bir çözüm düşünüyorum. Sade ve kolay çözüm bölgenin tamamen birlik haline gelmesi, sınırlardaki gümrük sorununun hallolması, pasaportun kalkması, kardeşlerin birbirleri ile kucaklaşması, dostluk ve sevgi havasının tam hakim olması ile olur. Ama öyle karmaşık çözümlerle netice alınacağını zannetmiyorum.

Al Baghdadi TV, 29 Haziran 2008

Adnan Oktar: MÜSLÜMANLARIN BİRLİK OLMAMASI, BİRLİKTE HAREKET ETMEMESİ HARAMDIR. Haram bir hükümdür. Yani müslümanların birlikte hareket etmesi topluca kardeş olmaları, hepsinin tamamının kardeş olması ve bir lider etrafında toplanmaları da Kuran’a göre farzdır… Müslümanlar bu farzı yerine getirecekler. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, BİR TÜRK İSLAM BİRLİĞİ OLUŞSUN. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsınlar. Her devlet kendi içerisinde hür davransın fakat başlarında bir manevi lider bulunsun. Çünkü hıristiyanların Papası var liderleri var. Müslümanların da bir manevi lideri olması şart. Bu manevi birliğin başında birisi olursa, bu kargaşa bu fitne rahatça son bulur. O zaman dünyanın bir yerinde Müslümanların parmağının ucuna bir zarar gelse bütün Müslümanlar toplu haraket edeceği için, bu olay hemen durdurulur, ama böyle paramparça olursa. Böl, parçala, yut politikasına uygun hareket ederlerse tabi ki küçük parçaları yutmak kolaydır. Ama bütün blok bir Müslüman alemini yutmak imkansızdır. Müslümanların bu farzı bir an önce yerine getirmeleri gerekiyor.Milligazete, 20 Ekim 2009
Faruk Çelik: "Çünkü biz sadece İslam coğrafyasında değil, DEVLET BAKANI SAYIN FARUK ÇELİK: MÜSLÜMANLAR BİRLİK OLMALItüm dünyada İslam'ın barış ve huzurla anılmasını talep ediyoruz. Müslümanların onuruyla yaşamasını talep ediyoruz. Bunun da gerçekleşmesi hem deneyimlerimizden istifade etmek, hem de bu tecrübeler neticesinde AYRILIKLARIN AZALTILMASI, BİRLİĞİMİZİN ÖNE ÇIKARILMASINI SAĞLAMAKLA OLUR" dedi.

Milligazete, 20 Ekim 2009

AHMEDİNEJAD'DAN İSLAM BİRLİĞİ ÇAĞRISI

Erzincan Can TV, 14 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Avrupa Birliği çok iyi bir birlik, çok da gerekli. Türkiye’nin girmesi gerekiyor ama yani bu şekilde değil. Türk İslam aleminin lideri olarak. AVRUPA’YA KÖPRÜ OLAN SÜPER DEVLET OLARAK GİRMESİ GEREKİR. O ZAMAN AVRUPA BİRLİĞİ BİRSE BİN OLUR. AMERİKA BİNSE İKİ BİN OLUR. MUAZZAM GELİŞİR. Rusya ferahlar, Çin ferahlar. Konu komşu herkes ferahlar. İsrail günlük güneşlik olur, Ortadoğu cennet gibi olur onlar için. Son derece rahat ederler. Türkiye’de en güzel barışı, huzuru, sevgiyi sağlayacak olan millet Türk milletidir. Osmanlı döneminde de bu böyledir, bu dönemde de böyledir. Allah inşaAllah bu milleti görevlendirmiştir.

Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008

Sunucu: Türk İslam Birliği ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz, yani birçok kişi bunu ütopik olarak değerlendiriyor. Birçok kişi böyle bakıyor olaya. Bunun olacağına gerçekten inanıyor musunuz?

Adnan Oktar: Şimdi Konya, İzmir, Adana Allah esirgesin bizden ayrı olsaydı, bizde deseydik ki "ya biz kardeşiz, nasıl oluyor bu iş? Biz birleşiriz." Bir de dese ki "ya bu ütopik, olur mu öyle şey, ne alakası, bunlar ayrı ayrı" dese, bunun bir mantığı var mı, yok. Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz, yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. Ticaret alabildiğine rahat olsun, bağlantılar alabildiğine rahat olsun. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. EN GÜZEL MANZARALARI OLAN, EN GÜZEL COĞRAFYASI OLAN ÜLKELERDİR TÜRK İSLAM DEVLETLERİNİN OLDUĞU ÜLKELER VE DÜNYANIN EN ZENGİN MADEN KAYNAKLARI BU COĞRAFYADA. EN ZENGİN PETROL KAYNAKLARI BU COĞRAFYADA. UN VAR, YAĞ VAR, ŞEKER VAR, SADECE HELVA YAPILACAK. Bu bütün Türk halkının isteği.


Habervaktim, 7 Kasım 2009


İran Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin AB'ye üye olmasının birliğin itibarını yükselteceğini, çünkü Türkiye'nin tarih, kültür ve medeniyet kökleri olduğunu ifade etti.
Ahmedinejad, Türkiye'nin ülkelerle başarılı bir şekilde ilişkilerini sürdürdüğünü de belirterek, Türkiye'nin ilerlemesinin ve güçlenmesinin herkesin faydasına olacağı yönünde görüş bildirdi. Müslüman ülkelerin birbirlerine destek olmaları gerektiğini kaydeden Ahmedinejad, Türkiye, İran, Mısır, Pakistan, Bangladeş, Nijerya, Malezya ve Endonezya'nın büyük nüfus ve ekonomileri olduğuna değindi. Bu ülkelerin birlikte olmaları halinde büyük ekonomik pazar oluşabileceğini ve başarı elde edileceğini belirten Ahmedinejad, bunun herkes için büyük bir fırsat olacağını söyledi.

ORTADOĞU'YU BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ

Denge TV, 9 Aralık 2008

Adnan Oktar: Bir kere şu mezhep ayrımından kaynaklanan muhalif ruhu kaldırmak lazım. Şiiler, Aleviler, Bektaşiler, Vahabiler, bunlar bizim hepsi bizim kardeşimiz. Hepsi mümin, muttaki tertemiz insanlar, hepsi Allah’a aşık, Peygamberlere aşık, derin sevgi içerisinde olan insanlar. Bizim için bir nimettir kardeşlerimiz. Hepsi bir nimettir. Bu düşüncenin ortadan kalkması gerekiyor, muhaliflik düşüncesinin. Ayrıca İslam ahlakı Türk İslam coğrafyasına yayıldığında bu çalışkanlık, aktivite, zihin açıklığı, disiplin, tevekkül, temizlik, kalite ve derin akıl meydana getirttirir. Bunun bereketini ve güzelliğini bütün bu coğrafyanın tamamı görür. Hatta Hıristiyan alemi, Museviler istifade ederler. Bunun için biraz aceleci olunması gerekiyor.

Çırağan İftar Toplantısı, 16 Ekim 2008

Adnan Oktar: Türkiye ağabeylik yaptığında o coğrafya içerisinde Türkiye’nin ağabeyliğini kabul etmeyecek hiç kimse yok. Şiiler de, Caferiler de, Suudiler de, İranlılar da. Mesela Sayın Ahmedinejad buraya gediğinde, geldi bir Sünni camide Sünni imam arkasında namaz kıldı. Bu ne demektir, siz eğer lider olursanız ben bunu kabul ediyorum. Açıkça budur. “Ben” dedi zaten “burada siyasi bir mesaj verdim” dedi. “Çok önemli siyasi bir mesaj verdim” dedi. Daha ne desin. Hizbullah da kabul eder, herkes kabul eder, Türkiye’nin liderliğini kabul etmeyecek bu coğrafyada kimse yok. Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. Ve yıllarca liderlik yapmış bir ülke biliyorsunuz. Osmanlı döneminden bir tecrübesi var. Bütün Türk ülkelerinin, bütün İslam ülkelerinin ağabeysi olarak ortaya çıkacaktır Türkiye. Bunu herkes görecek. Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım inşaAllah.

Zaman, 29 Ekim 2009


Davutoğlu ve Barzani'nin ortak düzenledikleri basın toplantısında Davutoğlu, "Araplar, Türkler, Kürtler, Şiiler, Sünniler Orta Doğu'yu birlikte tekrar inşa edeceğiz. Dolayısıyla herkesin cesaretli adımlar atmasının vakti gelmiştir" diye konuştu.
Davutoğlu görüşmelerde birçok konuyu detaylı bir şekilde ele aldıklarını söyleyerek, 'Ortak bir vizyonda aynı yaklaşımı sergilediğimizi gördük. Bu ortak vizyon Orta Doğu bölgesine bakışa dayalı bir vizyondur' diye konuştu.
Ahmet Davutoğlu, bu vizyon çerçevesinde ortak güvenlik anlayışı, siyasi diyalog,ekonomik entegrasyon ile etnik ve dini grupların bir arada yaşamasının söz konusu olduğunu belirterek, 'Araplar, Türkler, Kürtler, Şiiler, Sunniler Orta Doğu'yu birlikte tekrar inşa edeceğiz. Dolayısıyla herkesin cesaretli adımlar atmasının vakti gelmiştir' dedi.

9 Kasım 2009 Pazartesi

HİCAZ DEMİR YOLU YENİDEN CANLANIYOR

TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008

Adnan Oktar: Halbuki İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak. Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun. Yani kimliğini çıkartan sınırdan içeriye girebilsin. Aslında kimseye göstermesine bile gerek yok. Yani ben nüfus cüzdanımı alıp Azerbaycan’a gidebilmeliyim. Suriye’ye gidebilmeliyim. Kazakistan’a gidebilmeliyim. Fas’a, Tunus’a, Cezayir’e gidebilmeliyim. Buradan gemiye binerim ben, Tunus’a, Cezayir’e gelirim. Ve orada kardeşlerimle sohbet ederim. Akşam yemek yeriz birlikte, Allah’ı anarız. Ertesi gün dönerim. Ve ticaret de yapmam gerekiyorsa ticaret de yaparım. Böyle bir sistem, yani sevgi birliği. Ama tabi hazır devletler varken, hazır işleyen bir sistem varken onlar niçin bozulsun. Zaten belediyeler mükemmel görevini yapıyor, hükümetler mükemmel görevini yapıyor, taşkınlığa zaten izin vermiyorlar. Bu sevgi ortamında, terör de, kargaşa da, kavga da, fakirlik de hepsi kalkar. Yani dayatma değil de sevgi esastır ve samimiyet esastır.


Türkiye, 2 Kasım 2009


Türkiye, 2 Kasım 2009

Sultan 2. Abdulhamid'in 100 yıl önce yaptırdığı Hicaz Demiryolu 2012'de tekrar yolcu taşıyacak. Mekke ve Medine'den Avrupa'ya kesintisizi gidilecek.
Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye, Türkiye’nin ısrarlı girişimleri sonucunda kendi ülkelerinde Hicaz demir yolu projesinin bağlantılarını tamamlayacak. Suriye ve Ürdün, çalışmalarına 2010 yılında başlayacak. Suudi Arabistan’da ise çalışmalar 2012 yılında tamamlanmış olacak. İstanbul-Mekke arasını 1 güne indirecek olan proje hayata geçtiğinde, yılda 10 milyon yolcu taşınacak. Ayrıca projeyle, Mekke ve Medine’den Avrupa’ya kesintisiz ulaşım sağlanacak.

İRAN'LA ORTAK PARAYA GEÇİLİYOR

Bağdat TV, 2 Mart 2008

Adnan Oktar:
Bu proje Kur’an’ın içerisindedir. Kuran bize, bütün İslam aleminin birlik olmasını emrediyor. Kurşunla kaynatılmış binalar gibi diyor hatta Allah ayette şeytandan Allah’a sığınırım. MÜSLÜMANLARIN BİR KERE BİRLİK OLMASI FAKİRLİKTEN KURTULMALARI İÇİN BİRİNCİ ŞARTTIR. İkincisi Kuran ahlakının samimi olarak uygulanması gerekir. Bu şefkat, merhamet, sevgi ve yardımlaşmadır. Bir Müslüman zaten mal hırsı içerisinde olamaz, dünya hırsı içerisinde olamaz. Birlik ve beraberlik olunca zaten kendi ailesi gibi, kendi kardeşleri gibi görecektir Müslümanları. Böylece zenginlik ve bereket bu farzların yerine getirilmesi ile kendinden gelir. Yani bunun için özel bir gayrete gerek yok. MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİNİ SEVMESİ, BİRLİKTE BERABER OLMALARI, ZATEN PETROL YÖNÜNDEN DE MADEN YÖNÜNDEN DE, İNSAN YÖNÜNDEN DE ÇOK ZENGİN ÜLKELER İSLAM ÜLKELERİ. SADECE BİR ARAYA GELMELERİ, BİRBİRLERİNE KARŞI SEVGİ DUYMALARI, AKILCI BİR ÇALIŞMA İLE GAYRET ETMELERİ GEREKİYOR. O zaman Hz Süleyman devri gibi olacak inşaAllah. Yani o devir gibi olmasa bile müthiş bir zenginlik ve bereket çağı gelecek. Bağdat TV: Acaba sizin İslam birleşmesi için, Müslümanların birleşmesi için bir projeniz var mı? Çünkü ben duydum sizin bir mecmuanız var. İslam aleminin birleşmesi için ona davet ediyor. Böyle bir projeniz var mı?


Adnan Oktar: Evet, inşaAllah büyük bir İslam birliği düşüncemiz var. Türk İslam Birliği tarzında. Dünyanın en büyük süper devleti olacak şekilde Müslüman alemi, bir düşüncemiz var. Türkiye’nin liderliğinde, Türkiye’nin ağabeyliğinde, bütün İslam alemini, bütün Türklük alemini birleştirerek. Türklük aleminin zaten hepsi Müslümanlardan oluşuyor, ben anlaşılması için söylüyorum. Yani aslında bu zaten bir İslam birliği olmuş oluyor aynı zamanda. Bu birlik içerisinde bereket, bolluk ve huzur olacağına inanıyoruz. Savaşların duracağına, savaşlara yapılan masrafın yerine insanlara faydalı olan şeylere paraların harcanacağını düşünüyoruz. Bunun da vaktinin yakın olduğuna inanıyoruz. Ama bizim tabi asıl inancımız, Türk İslam birliğinin oluşmasında ahir zamanda zuhur edecek Mehdinin vesilesiyle bunların olacağına inanıyoruz. Ve İsa aleyhisselam’ın da zuhur edeceğine ve yakın olduğuna inanıyoruz.

8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı

Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor bir kere, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.


Yenişafak, 28 Ekim 2009



Yenişafak, 28 Ekim 2009


Erdoğan, İran'la ortak para kullanmak için hiç bir yasal engelin kalmadığını belirtti, 'uygulamaya geçebiliriz' dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İran'ın başkenti Tahran'da Türkiye- İran iş forumunda konuştu.
Başbakan Erdoğan işadamlarına seslendiği konuşmasında karşılıklı işbirliği ve yatırım imkanlarının belirlenmesi bakımından karma ekonomi toplantılarının önem taşıdığını belirtirken, Türkiye'nin 11. Karma Ekonomi Toplantısına ev sahipliği yapmaktan gurur duyacağını da ekledi. Başbakan İran'la ortak paraya geçmek için yasaların izin verdiğini ve İran'ın bu konuda yeni bir yasal düzenleme yaptığını hatırlatarak ortak paraya geçme önerisinde bulundu.

Bugün, 28 Ekim 2009



Bugün, 29 Ekim 2009

DAVUTOĞLU: DAĞLAR BİZİ BİRLEŞTİRECEK

İran Al-Alam TV, 23 Eylül 2008

Adnan Oktar:
İslam dünyaya hakim olmak üzere, 10 yıla kadar Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşacak, onu söyleyeyim. Ben buradayım, demiştiniz olmadı diye benim yanıma gelin siz eğer olmazsa, kesinlikle olacak. Fakat Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin öncülüğünde olacak, bunu da açık söylüyorum, detay veriyorum. Azerbaycan’la Türkiye birleşecek, iki devlet bir millet olarak birleşecek, Suriye ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda, IRAK İLE TÜRKİYE BİRLEŞECEK YAKIN BİR ZAMANDA VE ZİNCİRLEME GELİŞMELER OLACAK. Kafkas Birliği projesi, bu gerçekleşecek, bu da Türk-İslam Birliği’nin bir parçasıdır. Bu petrol boru hattı projeleri, demir yolu projeleri bunların hepsi bu birleşmelerin alt yapılarıdır…

ntvmsnbc, 30 Ekim 2009


Irak temaslarına Erbil'le devam eden ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’yle biraraya gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Dağlar bizi ayıramayacak, birleştirecek" dedi

KARDEŞLERİNİZİN ARASINDASINIZ

Ekin TV, 29 Ocak 2009

Adnan Oktar: Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde, evet ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu... Yani aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim.


Çay TV, 4 Mart 2009Adnan Oktar: Niye gittiğimizde duvarla karşılaşalım kapıyla karşılaşalım? Yani ben mesela amcamın evine gidiyorum kapı kapalı dayımın evine gidiyorum kapı kapalı evimde mi oturayım tek başıma yani açılsın Suriye kapısı da açılsın, Irak’ın kapısı da açılsın özellikle Suriye öncelikli. Hemen bir Suriye’nin açılması lazım sırf Suriye bile açılsa müthiş zengin oluruz. Muazzam rahatlar, esnaf da rahatlar millet de rahatlar. Manevi yönden de çok muazzam heyecan olur onlarda bizim kardeşimiz canımız ciğerimiz onlar. Hele İran kapısı açılsa yani bitti. Muazzam şahlanırız muazzam yani kimse durduramaz Türkiye’yi Allah’ın izniyle.


Sabah, 29 Ekim 2009

PAKİSTAN İLE İRAN ARASINDA TÜRKİYE ARABULUCU

Kordon TV, 27 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Yani Türkiye’nin ağırlığını koyup, direkt abi konumunda hatta bütün Ortadoğu’nun, bütün islam ülkelerinin lideri konumuna gelmesi lazımve sözü geçen bir lider olarak. Çünkü, Türkiye, çok aklı başında insanların samimi insanların bulunduğu bir ülke. Çok vicdanlı insanların olduğu bir ülke, ordusu mükemmeldir. Çok çok vicdanlıdır, böyle kılı kırk yarar, çok iyi eğitimlidir. Ve bütün ülkelerde seviliyorlar, nereye gitseler seviliyorlar. Mesela Irak’a gidiyorlar seviliyorlar, Bosna’ya gidiyorlar seviliyorlar, Somali’ye gidiyorlar, seviliyorlar, her yerde saygı görüyorlar. Afganistan’da çok sevilip saygı görüyorlar. Bu fiili bir durum var. DEMEK Kİ BÜTÜN ORTADOĞU, BÜTÜN İSLAM ALEMİ TÜRK ORDUSUNU SEVİYOR VE TÜRK MİLLETİNİ SEVİYOR. DEMEK Kİ AĞABEYLİK YAPMALARINI İSTİYORLAR. Yani Türkiye’nin burada ortaya çıkıp, bir lider çıkarıp ortaya, bir manevi lider ortaya çıkarıp gerekirse, bu ağabeyliği yerine getirmesi gerekiyor, islam ülkelerinde ve Türk devletlerinde de. Yani Türk-islam birliğini acil olarak oluşması bütün bölge için şart.


Bugün, 26 Ekim 2009

YENİ OSMANLILARA HAZIR OLUN

Bağdat TV, 2 Mart 2008


Adnan Oktar: Büyük Ortadoğu Projesi yoktur, Büyük Osmanlı Projesi vardır. Büyük Türk-İslam Birliği Projesi vardır. İslam alemi birleşecek. Bütün Türklük alemi, İslam alemi birleşip çok büyük bir süper devlet yapacaklar. Bu devlet Amerika’nın da lehine olacak, İngilizlerin de lehine olacak, Rusların da lehine olacak ve bütün dünyanın lehine olacak. Dünyaya barış, kardeşlik ve huzur getirecek bir sistem olacak. Ve dolayısıyla Amerika’yı da kurtarmış bir sistem olacak bu.


Timetürk, 24 Temmuz 2008


Timetürk: Öyle bir durum söz konusu. Şimdi biz şeye geçelim, oradan tekrar Büyük Ortadoğu Projesi var çok önemli bir konu. Bunun bu bağlamda Amerika’nın İran’a saldırma meselesi var. Ama bunların hepsinin altında sizce ne var, yani bir masonik bağlantı ya da İsrail’in bu tür bağlantıları var mı? Yani Ortadoğu sorununun altında bu mu yatıyor?


Adnan Oktar: Büyük Ortadoğu Projesini Müslümanlar Büyük Osmanlı Projesine çevirecekler inşaAllah. Olay bu. Onlar ortaya şöyle bir kitlevi yapı meydana getiriyorlar, bir hamur veyahut bir alçı, yahut çimento diyelim. Bu sadece şekillendirilecek…


Timetürk, 17 Ekim 2009


İsrailli profesör Zeevi, Yediot Ahronot’taki makalesinde, Arap ülkelerine yakınlanmaşta olan Türkiye’yi kastederek “Yeni Osmanlılara hazır olun” dedi. Türkiye ayrıca son senelerde Kafkas ülkeleri ve doğusunda yer alan Türkçe konuşan halklarla ilişkilerini yeniden başlattı. Türkiye eskiden beri ve hala da oralarda nüfuzu olduğu düşüncesiyle Kafkas bölgesine özel bir ilgi göstermektedir. Türkçe konuşan halklarla - Azeriler, Özbekler, Tacikler ve diğerleri - ilişkisi genişletilmiş milli mefhumunun bir parçasıydı. Ancak bu ilişkiler Sovyetler Birliği'nin tüm bölgeye hakim olduğu Soğuk Savaş döneminde neredeyse tamamen kesildi. Demir perde düşünce ise ilişkiler yeniden gelişmeye başladı ve Türkiye bölgenin diplomatik ve iktisadi faaliyetlerinin merkez noktası haline geldi. Tüm bu gelişmeler Türkiye'yi konumunu yeniden değerlendirmeye ve bölgesel büyük bir devlete dönüşme arzusuna itti. Orada yeni bir Osmanlı'dan ve Türkiye'nin, geçen yüzlerce sene boyunca yaptığı gibi bölgeye barışı getirmek için çabaların sürdürülmesi adına omuzlarına yüklediği görevden bahsediliyor.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YENİDEN YAPILANDIRILMALI

Haberbiz, 26 Ekim 2008



Adnan Oktar: Türk İslam Birliği düşüncesi içerisinde gelişen Türk toplumu gittikçe güç kazanıyor, yani tepmez devrilmez, yıkılmaz bir milletiz. Türk İslam Birliği inancına sahip bir milleti yıkmak, ondan toprak almak, hayali bile kurulamayacak birşey. Ama bizim moral değerlerimiz olmasaydı, manevi değerlerimiz olmasaydı, Türk İslam Birliği düşüncemiz olmasaydı İstanbul'u da alırlar, Kıbrıs'ı da alırlar, Güneydoğu'yu da alırlar, memleketi de yıkarlardı. Herşeyi yapabilirlerdi. Ama bizim bu manevi gücümüz, manevi derinliğimiz, Türkiye aşkımız, Allah'a olan sevgimiz, Allah'a olan aşkımız buna tam anlamıyla engel… Peygamberimiz'in de açık ifadesi var, Konstaniyye olarak geçiyor, kesinlikle bizlerin elinde İstanbul. Hiçbir şekilde gayrimüslimlerin eline geçmeyecektir İstanbul. Kıyamete kadar bu baki. Peygamberimiz'in açık rivayetleri var, açık izahları var. Hatta bilakis, TÜRK İSLAM BİRLİĞİ'NİN GELİŞMESİNDE İSTANBUL MERKEZ ŞEHİRDİR. Merkez konumunda olacağını da Peygamberimiz bildiriyor… Kültür başkenti İstanbul. Siyasi başkentimiz Ankara, kültür başkentimiz de İstanbul olacak inşaAllah.


Todayszaman, 6 Ekim 2009


Türkiye, İran ve Mısır'ın işbirliği yapması şarttır. Napolyon, “Eğer ihtiyaç olursa, İstanbul dünya başkenti için en iyi adaydır.” demişti. BM karargahını New York’dan İstanbul’a taşımak mantıksız ya da olmayacak bir şey değil.

BAE'DE TÜRKİYE'NİN SAYGINLIĞI YÜKSEK

Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009

Adnan Oktar: Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk İslam Birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. TÜRKİYE LİDERDİR VE TÜRK İSLAM ALEMİ’NİN FİİLEN ŞU AN LİDERLİĞİNİ BU OLAYLA ALMIŞTIR ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir.


Vakit, 27 Eylül 2009


Siyasi, askeri, ekononik ve kültürel alanlarda son 6-7 yılda büyük gelişme kaydedildiğini belirten Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Hakkı Akil, “2002 ile 2009 yılları arasında ülkemizin dış ticaretinde yüzde 800’lük bir artış olmuştur.” dedi. Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki inşaat yatırımlarını değerlendiren Yüksel İnşaat Dubai Genel Müdürü Tahsin Bakal ise Türkiye’nin görüntüsünün ve saygınlığının çok yüksek olduğunu söyleyerek şöyle dedi: “Türkiye’ye insanlar burada çok büyük saygı ile yaklaşıyor.”

İRAN SINIRINA SERBEST BÖLGE KURULACAK

Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008


Adnan Oktar: Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak.




Habertürk, 26 Eylül 2009



Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008



Adnan Oktar: Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak.

TÜRKLER TEK ÇATI ALTINDA BİRLEŞİYOR

Ekin TV, 29 Ocak 2009
Adnan Oktar: Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde, evet ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu. NATO’dan daha büyük, AB’den daha güçlü, askeri yönden de, siyasi yönden de, ekonomik yönden de dünyanın en büyük gücü haline gelecektir. Ne anarşi kalır, ne terör kalır, ne hayat pahalılığı kalır, ne şu kalır, ne bu kalır. Ama bu konuda hırs yapmak lazım. Herkesin her yerde Türk İslam birliğine olan arzusu iştiyakı çok iyi vurgulanmalı. Mesela resmi makamlara dilekçe yazılabilir, yazılar yazılabilir, kahvehanelerde sohbet edilebilir, konuşmalar yapılır. Televizyon konuşmaları her şeyle bunun çok ciddi gündem yapılması lazım. Yani o kadar mantıksız ki bizim birleşmememiz. Yani aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim.

Çay TV, 11 Mart 2009
Adnan Oktar: MaşaAllah, bir de Turani devletler var. Ben, bunu aklım sırım almıyor. Ben Konya’ya gideceğim, girişte hâşâ Allah esirgesin ‘nerede pasaportun göster bakalım’, bir de üstüne soruşturma yapılacak, vizen var mı denecek. Ne alakası var, öz ve öz benim kardeşim; ha Konya ha Türkistan, ha Eskişehir ha Azerbaycan. Nereden çıktı bu bölünme. Turan devletleri zaten tek bir devlettir bunlar aslında. Yani, devletin içinde devletler var. Türk devleti bunun başıdır, yani lideridir. Öbürleri de oraya bağlı devletlerdir, Türkiye’ye bağlı devletlerdir, Türk devletleridir. Onun için bunu hiç geciktirmeden bu güzelliği yapalım. Bir de nasıl istiyorlar bir bilseniz, Türk Birliği’ni. Nereye gitsek onu söylüyorlar. Benim arkadaşlarım var yurtdışında, dostlarımız var, binlerce mail geliyor. Hepsi, aman hocam Allah rızası için bir an önce bu olsun diyorlar. Ben de diyorum, siz de her yere dilekçe yazın, dilekçe gönderin.
Türkiye, 2 Kasım 2009

Türkiye, 2 Kasım 2009

SUDAN DA VİZELERİ KALDIRIYOR

TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bu İslam Birliğinde tabii bütün ülkeler bütünlüğünü koruyacak. Pakistan, Pakistan olarak kalır, Türkiye, Türkiye olarak kalacak. İran, İran olarak kalacak. Yani bir rejim değişikliği iddiası da yok. Fakat bunda coşku, sevgi, muhabbet ve kardeşliğin bütün tabana yayılması, bunun bir milli politika olarak uygulanması. Kalplerin birleşmesi, muhabbetin birleşmesi ile oluşacak bir birliktir. Gerçek İslam birliği budur aslında. İnsanlar iki türlü düşünüyorlar; bir devlet zoruyla, baskıyla, korkutarak, yıldırarak bir birlik düşünebilir bir kısım insanlar. Halbuki İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak. Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun. Yani kimliğini çıkartan sınırdan içeriye girebilsin. Aslında kimseye göstermesine bile gerek yok. Yani ben nüfus cüzdanımı alıp Azerbaycan’a gidebilmeliyim. Suriye’ye gidebilmeliyim. Kazakistan’a gidebilmeliyim. Fas’a, Tunus’a, Cezayir’e gidebilmeliyim. Buradan gemiye binerim ben, Tunus’a, Cezayir’e gelirim. Ve orada kardeşlerimle sohbet ederim. Akşam yemek yeriz birlikte, Allah’ı anarız. Ertesi gün dönerim. Ve ticaret de yapmam gerekiyorsa ticaret de yaparım. Böyle bir sistem, yani sevgi birliği. Ama tabi hazır devletler varken, hazır işleyen bir sistem varken onlar niçin bozulsun. Zaten belediyeler mükemmel görevini yapıyor, hükümetler mükemmel görevini yapıyor, taşkınlığa zaten izin vermiyorlar. Bu sevgi ortamında, terör de, kargaşa da, kavga da, fakirlik de hepsi kalkar. Yani dayatma değil de sevgi esastır ve samimiyet esastır. Sevgi ve samimiyet oldu mu, İslam her yere hakim oldu demektir. Bir de tabi elinde kılıçla bu olayları halletmeye kalkanlar var. Bu olmaz işte, bu şekilde olmaz.

Kanal 35, 18 Ocak 2009

Adnan Oktar: Buna benzer olay 5 ay önce, 6 ay önce, 1 sene önce sürekli oluyor. Tabii insanlarda bir hamiyeti İslamiye, merhamet, koruma hissi çok güçlü olması lazım. Çünkü insan kendi çoluğuna çocuğuna böyle bir şey yapılsa herhalde yeri göğü birbirine katar, yani çok büyük olay çıkartır. Bunlar da bizim kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz ve mazlum insanlar, görülüyor ki çaresiz durumdalar. Bunlara karşı ciddi anlamda faydalı güzel faaliyetler yapmak lazım, ama en önemli faaliyet Türk İslam Birliğidir. Yani Türkiye’nin öncülüğünde büyük bir İslam Birliğinin oluşturulması, bütün Türk devletlerini kapsayacak şekilde, bütün İslam ülkelerini kapsayacak şekilde büyük bir birlik oluşturulması yani PASAPORT VE VİZENİN KALKMASI, sınır kapılarının açılması, askeri, siyasi, politik bir ittifak yapılması. Nasıl Avrupa Birliği bunu yapabiliyor, nasıl Sovyetler Birliği bunu yaptı biz de yapabiliriz. Bu dünyaya sevgi, barış getirir, kardeşlik duygularını pekiştirir ve hem Hıristiyanları, hem de Musevileri özledikleri barış ortamına oturtur. Yani tam bir barış ortamı olur. İstedikleri gibi ibadetlerini yaparlar, istedikleri gibi huzur içinde yaşarlar. Bunun bir an önce oluşması için tabi herkesin bunu gündem haline getirmesi ve herkesin talep etmesi gerekiyor.

Hürriyet, 20 Ekim 2009


Timetürk, 20 Ekim 2009

KATAR DA VİZEYİ KALDIRDI

Kanal 35, 18 Ocak 2009
Adnan Oktar: Buna benzer olay 5 ay önce, 6 ay önce, 1 sene önce sürekli oluyor. Tabii insanlarda bir hamiyeti İslamiye, merhamet, koruma hissi çok güçlü olması lazım. Çünkü insan kendi çoluğuna çocuğuna böyle bir şey yapılsa herhalde yeri göğü birbirine katar, yani çok büyük olay çıkartır. Bunlar da bizim kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz ve mazlum insanlar, görülüyor ki çaresiz durumdalar. Bunlara karşı ciddi anlamda faydalı güzel faaliyetler yapmak lazım, ama en önemli faaliyet Türk İslam Birliğidir. Yani Türkiye’nin öncülüğünde büyük bir İslam Birliğinin oluşturulması, bütün Türk devletlerini kapsayacak şekilde, bütün İslam ülkelerini kapsayacak şekilde büyük bir birlik oluşturulması yani PASAPORT VE VİZENİN KALKMASI, sınır kapılarının açılması, askeri, siyasi, politik bir ittifak yapılması. Nasıl Avrupa Birliği bunu yapabiliyor, nasıl Sovyetler Birliği bunu yaptı biz de yapabiliriz. Bu dünyaya sevgi, barış getirir, kardeşlik duygularını pekiştirir ve hem Hıristiyanları, hem de Musevileri özledikleri barış ortamına oturtur. Yani tam bir barış ortamı olur. İstedikleri gibi ibadetlerini yaparlar, istedikleri gibi huzur içinde yaşarlar. Bunun bir an önce oluşması için tabi herkesin bunu gündem haline getirmesi ve herkesin talep etmesi gerekiyor.

TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bu İslam Birliğinde tabii bütün ülkeler bütünlüğünü koruyacak. Pakistan, Pakistan olarak kalır, Türkiye, Türkiye olarak kalacak. İran, İran olarak kalacak. Yani bir rejim değişikliği iddiası da yok. Fakat bunda coşku, sevgi, muhabbet ve kardeşliğin bütün tabana yayılması, bunun bir milli politika olarak uygulanması. Kalplerin birleşmesi, muhabbetin birleşmesi ile oluşacak bir birliktir. Gerçek İslam birliği budur aslında. İnsanlar iki türlü düşünüyorlar; bir devlet zoruyla, baskıyla, korkutarak, yıldırarak bir birlik düşünebilir bir kısım insanlar. Halbuki İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak. Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun. Yani kimliğini çıkartan sınırdan içeriye girebilsin. Aslında kimseye göstermesine bile gerek yok. Yani ben nüfus cüzdanımı alıp Azerbaycan’a gidebilmeliyim. Suriye’ye gidebilmeliyim. Kazakistan’a gidebilmeliyim. Fas’a, Tunus’a, Cezayir’e gidebilmeliyim. Buradan gemiye binerim ben, Tunus’a, Cezayir’e gelirim. Ve orada kardeşlerimle sohbet ederim. Akşam yemek yeriz birlikte, Allah’ı anarız. Ertesi gün dönerim. Ve ticaret de yapmam gerekiyorsa ticaret de yaparım. Böyle bir sistem, yani sevgi birliği. Ama tabi hazır devletler varken, hazır işleyen bir sistem varken onlar niçin bozulsun. Zaten belediyeler mükemmel görevini yapıyor, hükümetler mükemmel görevini yapıyor, taşkınlığa zaten izin vermiyorlar. Bu sevgi ortamında, terör de, kargaşa da, kavga da, fakirlik de hepsi kalkar. Yani dayatma değil de sevgi esastır ve samimiyet esastır. Sevgi ve samimiyet oldu mu, İslam her yere hakim oldu demektir. Bir de tabi elinde kılıçla bu olayları halletmeye kalkanlar var. Bu olmaz işte, bu şekilde olmaz.
Risalehaber, 19 Ekim 2009

Zaman, 20 Ekim 2009

Sabah, 20 Ekim 2009

8 Kasım 2009 Pazar

KARABAĞ'DA KORİDOR AÇILIYOR

Azerbaycan Devlet Haber Ajansı, 14 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Asrımızda en acil görev Türk Dünyasının bir an önce birleşmesi, bir araya gelmesi ve kardeş ülkeler olarak ortak hareket etmeleri. Bu çok gecikti, yani çok çok çok gecikti. Bu yüzyılda bunun hemen gerçekleşmesi gerekiyor. Bunun için ilk planda bizim uygun gördüğümüz Azerbaycan’la Türkiye’nin birleşmesi. Bu en müsait birleşme olarak görülüyor. Sonra arkasından Kazakistan, Özbekistan, Doğu Türkistan ve Tataristan ve devamı arkası gelecek inşaAllah, ama önce bunu bir halledelim diye düşünüyoruz. Bunun için de Ermenistan’la bir anlaşma yapılıp dost ve müttefik ülke olan, kardeşlerimiz olan Ermenilerle bir anlaşma yaparak bir koridor sağlanması. Yani, Azerbaycan’la Türkiye’yi birleştiren mesela 20 km’lik yahut 30 km’lik çapında bir koridor boydan boya, böylece Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesinin sağlanması, gerekirse bir kısım toprakların Ermenistan’a bırakılarak o koridora karşılık bu anlaşmanın yapılması. Böylece iki devlet bir millet olarak Türkiye ile Azerbaycan’ın birleşmesi, bu çok çok neşeli, güzel ve heyecan verici bir birleşme olacaktır.

Başkent TV, 10 Nisan 2009

Adnan Oktar: Ferahlasın açılsınlar, mesela Azerbaycanlılar bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimiz, ne işleri var orada? Ara koridoru da kapattılar tamamen bağlantı koptu o Ermenilerin olayından sonra, gene ufak bir yer vardı onu da kapattılar. Şimdi o sınırın tamamen açılması lazım, en az 40 km 50 km’lik alan bir koridor oluşturulması gerekiyor. Dağlık Karabağ’dan da çekilsinler, açalım Ermenistan’ın sınırını konu bitsin. Bir de bu konunun sürüncemede bırakılmasına gerek yok, gereksiz yere o Azeri kardeşlerimizi de tedirgin etmenin bir âlemi yok. Yani huzursuz oluyorlar tabi çünkü toprakları işgal olmuş, şimdi tamam Ermenistan sınırı açılır da onların sınırları açılması geciktirilirse bu onlara çok ciddi bir eziyet. Yani bir an önce onlar kardeşlerine kavuşmak isterler... Kardeşim ne gerek var biz düşman olmak istemiyoruz. Yani niye düşman olayım Ermeni kardeşimle, niye Litvanyalarla düşman olayım? Ne kadar güzel insanlar ne sevecen insanlar, güzel huylular, efendiler. Hele Gürcüler bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimiz onlar, ne alaka pasaportlar, vizeler, kapılardan zoraki çıkmalar. Ben atlarım arabaya, basar giderim akşam yemeğimi orda yer geri gelirim yani bu kadar açık.

Sabah, 26 Ekim 2009


Azerbaycan ile Ermenistan, 1992'den bu yana kanlı çatışmalara yol açan Dağlık Karabağ bölgesi için anlaşmaya yaklaştı. Davutoğlu, iki ülkenin Ermenistan ile Karabağ arasında uluslararası kontrol altında olacak bir koridor için teknik görüşme yaptığını açıkladı. Davutoğlu, şunları söyledi:
"17 yılda görülmemiş şekilde Azerbaycan-Ermenistan ihtilafının çözümü ve Azerbaycan topraklarında işgalin son bulmasını amaçlayan müzakereler hız kazandı. Geçen ay ilk defa teknik bir askeri heyet Laçin koridoruna giderek, bir çözüm halinde koridorun hangi genişlikte nasıl bir uluslararası kontrol altında olacağını tartışmaya başladı. Ancak tabii yerleşmiş statükoları bir hamlede değiştirmek mümkün değil."

PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ: TÜRK BİRLİĞİNİ KURMALIYIZ

Bağdat TV, 30 Nisan 2008

Adnan Oktar: Doğrudan çözüme bakmak lazım. Çözüm bütün Türk İslam aleminin biraraya gelmesi, Türkiye’nin öncülüğünde bir büyük Türk-İslam birliğinin oluşturulması Türkiye’nin süper devlet olarak bölgeye ağırlığını koyması ve bütün İslam alemini kardeşi olarak, öz kardeşi olarak çok iyi kollayıp koruması onların ekonomik yönden siyasi yönden güçlenmelerini sağlaması, bütün Türk alemi ki onların da tamamı Müslüman aşağı yukarı onları da koruyuculuğu altına alması ve bölgede bir süper devlet olarak anarşiyi terörü tamamen durdurması. Büyük bir medeniyet hamlesi yapılması; Hz. Süleyman devrine benzemeye çalışan bir gayret içinde olmamız çözüm bu.

Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan gazete ilanlarında ise, bu konu şu şekilde ele alınmıştır:


Anadolu'da var olan dindarlık, sevgi, dostluk, fedakarlık anlayışı, güzel olan herşeye muhabbet, misafirperverlik, örf ananelerin insancıllığı, özetle her türlü insani, ahlaki, manevi güzellik bütün dünya insanlığı için en ideal hayat anlayışı ve yaşam şeklidir. Bütün dünyanın, ÖZELLİKLE AVRUPA'NIN BU ANLAYIŞA, BU İNSANİ MORAL DEĞERLERE ŞİDDETLE İHTİYACI VARDIR. Darwinist, materyalist, ateist anlayışın hakim olduğu Avrupa Birliği uzun veya kısa vadede yıkılmaya mahkumdur. Fakat Türk Milleti'nin üstün meziyetlerini, güzel ahlakını hayat tarzı olarak benimseyen bir AB mükemmel bir yapıya kavuşacaktır. Bunun için, Türkiye'nin -Türk ve İslam Alemi'nin lideri- büyük bir devlet olarak AB'ye girmesi, onları kendi manevi ikliminde eritmesi hayati derecede önemlidir. Anti-Darwinist, anti-materyalist, dindar, milliyetçi, aydın Türk Milleti bu tarihi görevi büyük bir başarı ile yerine getirecektir.


Zaman, 1 Kasım 2009


"İlk olarak sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik seviyemizi yükselteceğiz. Bütün bunları yaparken zamanımızı ve kaynakları israf etmeyeceğiz. İkinci olarak fakirliği ve işsizlik problemini mutlak surette çözmemiz lazım... Bunun yerine kendi birliğimizi hazırlamamız gerekir. Bu Türk birliği olmalıdır. Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar olan coğrafyada 7 tane müstakil Türk devleti var. Dördüncü büyük hedefimiz enerjide yeterli bir ülke olmamız lazım. Nükleer enerjiye geçiş yapmamız lazım. Beşinci ve son olarak da etkin, donanımlı ve güçlü bir orduya ihtiyacımız var. Ordumuzun hiçbir şekilde yıpratılmaması gerekiyor."

IRAK TÜRKMENLERİ, ANKARA'DAN BİRLİK ÇAĞRISI YAPTI

Al Baghdadia TV, 29 Haziran 2008

Muhabir: Müslümanlar katliamlara maruz kalıyorlar. Daha önce Bosna Hersek’te. Şimdi Irak’da, Afganistan’da, Filistin’de ne yapmak gerekir bu konuda sizce?Adnan Oktar: Müslümanların birlik olmaması, birlikte hareket etmemesi haramdır. Haram bir hükümdür. YANİ MÜSLÜMANLARIN BİRLİKTE HAREKET ETMESİ TOPLUCA KARDEŞ OLMALARI, HEPSİNİN TAMAMININ KARDEŞ OLMASI ve bir lider etrafında toplanmaları da Kuran’a göre farzdır. Müslümanlar bunu yapmıyorlar. Bunu yapmayınca her türlü belanın kapısı açılır. Müslümanlar bu farzı yerine getirecekler. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, bir Türk İslam Birliği oluşsun. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsınlar. Her devlet kendi içerisinde hür davransın fakat başlarında bir manevi lider bulunsun. Çünkü hıristiyanların Papası var liderleri var. Müslümanların da bir manevi lideri olması şart. Bu manevi birliğin başında birisi olursa. Bu kargaşa bu fitne rahatça son bulur. O zaman dünyanın bir yerinde müslümanların parmağının ucuna bir zarar gelse bütün Müslümanlar toplu haraket edeceği için, bu olay hemen durdurulur ama böyle paramparça olursa. Böl, parçala, yut politikasına uygun hareket ederlerse tabi ki küçük parçaları yutmak kolaydır. Ama bütün blok bir Müslüman alemini yutmak imkansızdır. Müslümanların bu farzı bir an önce yerine getirmeleri gerekiyor.

Zaman, 7 Eylül 2009

Irak Türkmenleri mecliste daha etkin temsil için Ocak ayında yapılacak seçimler önceside koordinasyon içinde hareket etme kararı aldı. Türkmen kanaat önderlerinin Çankaya buluşmasında belirlenen koordinasyon kurulu, seçimler öncesinde izlenecek stratejiyi belirleyecek

HEDEFİMİZ OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN İKTİDARININ RESTORE EDİLMESİDİR

Azerbaycan Gazete 525, 27 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Ama Rusya’ya bir kere güvence verilmesi çok önemlidir ve rencide etmemek çok önemlidir. Rusya’yı mahcup etmek, küçük düşürmeye kalkmak bu yakışık almaz. Bir de tecrit etmek, yalnızlığa itmek çok kötü bir şey. Yani Rusya’yı bir yalnızlığa itme politikası var bazı ülkelerin yani Rusya’yı yalnızlığa itmek demek buradaki milyonlarca insanı masum insanı bir anlamda yok etmek demektir. Bu vicdanlı bir davranış değil ki. Rus milleti asil millettir. Güzel insanlar Ruslar, yani niçin yok olsunlar. Niçin ezilsinler, niye mağdur duruma düşsünler. Onun için onlara bu güvencenin şiddetle verilmesi çok önemli. BİZ RUSYA’NIN DOSTUYUZ. Her türlü faaliyette yanındayız. Askeri yönden de hiçbir risk yoktur. Hatta anlaşmada yapılabilir Rusya ile saldırmazlık yönünde bir pakt imzalanıp hiçbir şekilde böyle bir şey olmayacak diye garanti verilebilir. Bir de Rusya Türkiye’ye niye saldırsın.

MPL TV, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar: DÜNYANIN YENİ BİR OSMANLIYA, MODERN BİR OSMANLIYA İHTİYACI İNSANIN SUYA İHTİYACI GİBİ. Yani, Türk-İslam Birliği, Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerin desteğinde büyük bir Türk-İslam Birliği. Bu dünyanın adeta cennet hayatına dönmesi demektir. Ekonomik yönden fevkalade zengin olması demektir. Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın ve Çin’in Çünkü bütün İslam ülkelerinin, bütün Türk ülkelerinin petrolü ve madenleri bu ülkelere akacaktır. Oralardan alınacak teknik aletlerle, teknik imkanlarla onlar da ticaretlerini geliştirmiş olacaklardır. Gelip hastaneler kuracaklar, tesisler, yollar açacaklar. Biz gideceğiz onların işyerlerinde, diğer uygun çalışma yapılacak yerlerinde faydalı faaliyetler yapacağız, faydalı çalışmalar yapacağız. Karşılıklı bir hem teknoloji hem bilim hem sanat alışverişi olacak. Terör ani şekilde duracaktır. Kökünden ve kesinlikle duracaktır. Teröre harcama diye bir konu olmayacaktır. Bunun sonucunda huzur ve istikrar da olacağı için bereket ve bolluk rivayetlerin açıklaması ile yani yağmur gibi olacak. Müthiş bir ferahlık olacaktır. Çağımız Osmanlı çağıdır. Türklük çağıdır. Türk-İslam Birliği çağıdır. İslam’ın sosyal adaletini güzel ahlakının hakim olma çağıdır. Bunların hepsini önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde göreceğiz İnşaAllah.
Armtown, 21 Eylül 2009


Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin hedefinin tüm ülkelerle barış içinde yaşamak ve Osmanlı İmparatorluğu iktidarını restore etmek olduğunu söyledi. “Türkiye’nin geleceğine inanıyoruz ve herkesin inanması için çağrıda bulunuyoruz.” Kurulmakta olan Türk-Rus ilişkilerini stratejik olarak açıklayan Erdoğan, Milliyet gazetesinden yapılan alıntıya göre; “Rusya bizim ortağımız. İki ülke arasındaki ticaret 40 milyar dolara ulaşmış durumda.” dedi.

ORTADOĞU HALA OSMANLI'YA HAYRAN

MPL TV, 21 Kasım 2008


Adnan Oktar: DÜNYANIN YENİ BİR OSMANLIYA, MODERN BİR OSMANLIYA İHTİYACI İNSANIN SUYA İHTİYACI GİBİ. Yani, Türk-İslam Birliği, Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerin desteğinde büyük bir Türk-İslam Birliği. Bu dünyanın adeta cennet hayatına dönmesi demektir. Ekonomik yönden fevkalade zengin olması demektir. Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın ve Çin’in Çünkü bütün İslam ülkelerinin, bütün Türk ülkelerinin petrolü ve madenleri bu ülkelere akacaktır. Oralardan alınacak teknik aletlerle, teknik imkanlarla onlar da ticaretlerini geliştirmiş olacaklardır. Gelip hastaneler kuracaklar, tesisler, yollar açacaklar. Biz gideceğiz onların işyerlerinde, diğer uygun çalışma yapılacak yerlerinde faydalı faaliyetler yapacağız, faydalı çalışmalar yapacağız. Karşılıklı bir hem teknoloji hem bilim hem sanat alışverişi olacak. Terör ani şekilde duracaktır. Kökünden ve kesinlikle duracaktır. Teröre harcama diye bir konu olmayacaktır. Bunun sonucunda huzur ve istikrar da olacağı için bereket ve bolluk rivayetlerin açıklaması ile yani yağmur gibi olacak. Müthiş bir ferahlık olacaktır. Çağımız Osmanlı çağıdır. Türklük çağıdır. Türk-İslam Birliği çağıdır. İslam’ın sosyal adaletini güzel ahlakının hakim olma çağıdır. Bunların hepsini önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde göreceğiz İnşaAllah.


Zaman, 19 Temmuz 2009

Dünyaca ünlü minyatür sanatçısı Haydar Hatemi, Ortadoğu ülkelerinin hala Osmanlı’ya hayran olduğunu söylüyor. 12 yıldır Katar Kraliyet ailesi için farklı eserler üreten sanatçı, Katar’daki kraliyet sarayı ve kongre binası duvarlarının Osmanlı’yı anlatan resimlerle dolu olduğunu belirtiyor.