31 Ekim 2009 Cumartesi

İRAN: ''NÜKLEER BOMBA HARAMDIR.''

İran Seher TV, 3 Ekim 2008

Adnan Oktar: İran aklı başında bir, eski tarihi bir ülkedir. Yani binlerce yıllık geçmişi olan, devlet tecrübesi olan ve hepsinden önemlisi dindar bir devlet, Allah’tan korkan bir devlet ve aklıbaşında insanlardan oluşuyor. Niye oraya buraya atom bombası atsın yani? Olacak işmi yani, Rusya’da da var atom bombası ve dünyayı on kere yok edecek atom bombasına sahip Rusya, şimdi biz hop oturup, hop kalkacak mıyız bu yüzden? Hiçbirşey olmaz. Ama İran’ın da zaten atom bombası yapmaya da niyeti de yok ayrıca. Yani kullanmayacağı birşeyi niye yapsın İran? Hangi ülkenin işine yarar atom bombası şu an, yani mesela Türkiye’nin 100 tane atom bombası olsa, İran’ın bin tane atom bombası olsa, nerede kullanacak bunu? Atom bombası kullandın mı sen, bir daha orayı kullanamazsın ki zaten. BİR KERE HARAMA GİRERSİN, orada Müslümanlar var, Allah’a inananlar var, Ehl-i Kitap var. Hiçbir yere atom bombası atılamaz, yani haramdır yani böyle birşey yapılamaz. Dolayısıyla yani pratikte zaten olmayacak birşey. Ama İran da zaten açık açık söylüyor, biz zaten atom bombası yapmaya niyetimiz yok diyor. Ama bir kere Amerika huylanmış benim gördüğüm, yani tedirgin oldular. Fakat inanç olarak bunun mümkün olmadığı anlatılması gerekiyor. Yani çünkü Pakistan’ın var mesela bombası, atom bombası. Pakistan şimdi alıp milletin tepesine atom bombası atmaz. Ne yaparsan yap atmaz. Hindistan’da var, İsrail’in de var atom bombası, İsrail de hiçbir yere atmaz. Yani bu gereksiz bir tedirginlik. Türkiye garantör olabilir tabi bu konuda. Şöyle olabilir, Türkiye İran adına Amerika’yı ikna edebilir, söz verebilir. 'Bu insanlar atom bombası kesin yapmayacak, biz bu işin içindeyiz, istihbaratını da alıyoruz, herşeyden haberimiz var, bize güvenin, bizi, sözümüzü bir garanti olarak alın ve bu konuda gönlünüz müsterih olsun’ diyebilir.

Hürriyet Gazetesi, 23 Ekim 2009



NÜKLEER BOMBA HARAMDIR

Salihi, “Çok sevdiğim Türk halkına bütün samimiyetimle açıklıyorum. Nükleer bomba üretmiyoruz çünkü hem haramdır hem de menfaatimize değildir” diye konuştu.


DİYELİM Kİ BOMBAMIZ VAR NEREDE KULLANACAĞIZ

İran’ın bir nükleer bomba üretmesinin son derece mantıksız olması. Çok açıkça, hiç çekinmeden söylüyorum: Eğer İran, nükleer bomba üretmenin ülkenin menfaatine olduğuna inansaydı bunu üretir ve katiyen saklamazdı. Bundan utanmazdı. Ama bunun ülkemizin savunma doktrinine uymayacağına karar verdik. Diyelim ki bir nükleer bombamız var, o bombayı nerede kullanacağız söyler misiniz? İsrail’i mi vuracağız? İsrail demek ABD demek. ABD’nin nükleer gücüyle kim baş edebilir? Biz son derece akıllı insanlarız.

TRT WORLD ERMENİCE YAYINA GEÇTİ

Gaziantep Kanal 5 TV, 20 Eylül 2008

Adnan Oktar: Hatta Ermenistan Cumhurbaşkanının demeçleri. Dağlık Karabağ’ı da vermeye biz hazırız diyor. Yeter ki birleşelim diyor. Ermeniler de bizim kardeşimiz. Onlar da bizim canımız, ciğerimiz. Biz onları aç, sefil oralarda bırakmayız. Osmanlıdan bize mirastır onlar. Bizim kardeşlerimizdir... Darwinizm’in çıktığı dönemde bir ırkçılık fitnesi ortaya attı masonlar. Darwinizm fitnesini ortaya attılar ve mahvettiler ortalığı. Biz Ermeni kardeşlerimiz ile sevgi ile muhabbet ile yaşıyorduk. Ermeni ustalar çok mükemmel mobilyalar yaparlardı, resimler yaparlardı, inşaatlar yaparlardı, Osmanlı ülkesini güzelliştirirlerdi. Siyasetçiler vardı, doktorlar vardı. Nerede bu insanlar şu an? Bir fitnedir, bir yaygaradır koptu, darmakeşan oldu her yer. Niye bizden kopsun Ermenistan? Niye ayrı olsun?

Ekin TV, 1 Ocak 2009

Adnan Oktar: Özür dilenecek hiçbir şey yok, yani ne bizim onlardan özür dileyeceğimiz bir konu var, ne onların bizden, karşılıklı özür dilenecek bir konu yok. Böyle şeyleri böyle sürüncemeye sokmak, karmaşık hale getirmek bu şeytanın oyunu. Ermeniler adı üstünde Millet-i Sadıka’dır ve yüzyıllarca beraber yaşadığımız canımız ciğerimiz kardeşlerimiz. Bize canı gönülden severek, aşkla, muhabbetle hizmet etmişlerdir. Birçok Ermeni paşamız oldu bizim, bilim adamlarımız oldu, sanatçılarımız oldu, onlar bizim kardeşlerimiz. Birçok insanımızın da zaten soyu Ermenilerden geliyor. Hali hazırda çok fazla Ermeni kardeşimiz gelip burada çalışıyorlar.

Bugün, 16 Ekim 2009

TRT World Ermenice yayına geçti

TRT’ni internet yayını TRT World, yayın dilleri arasına Ermenice’yi de aldı. Web sitesinden Doğu Ermenice dilinde de yayın yapılacak. TRT’nin Ermenice açılımı Ermeni kesimlerden olumlu tepki aldı. Ermeni haber siteleri gelişmeyi ‘flaş’ haber olarak duyurdu.

22 Ekim 2009 Perşembe

SUDAN'LA DA VİZELER KALKIYOR

The Gulf Today, 2 Kasım 2008

Adnan Oktar: Türkiye’nin öncülüğünde, Türk devletlerinin birleşmesi ile meydana gelecek, Türk Birliğinin yardımıyla bir Türk İslam Birliği oluşacak inşaAllah. Bu, Türkiye'nin öncülüğü ile olacak, buna doğru zaten adım adım gidiyoruz. Zaten en ideali de Türkiye’nin liderlik yapmasıdır. Her ülke devlet olarak ayrı olacak ama; bir manevi birlik olacak inşaAllah, Avrupa Birliği gibi. Pasaport kalkacak, vizeler kalkacak, ülkeler birbirleriyle rahatça ticaret yapabilecekler, alışveriş yapabilecekler, kardeş olacaklar.

MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008

Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.


Timetürk, 20 Ekim 2009

ARNAVUTLUK'LA DA VİZE KALKIYOR

The Gulf Today, 2 Kasım 2008Adnan Oktar: Türkiye’nin öncülüğünde, Türk devletlerinin birleşmesi ile meydana gelecek, Türk Birliğinin yardımıyla bir Türk İslam Birliği oluşacak inşaAllah. Bu, Türkiye'nin öncülüğü ile olacak, buna doğru zaten adım adım gidiyoruz. Zaten en ideali de Türkiye’nin liderlik yapmasıdır. Her ülke devlet olarak ayrı olacak ama; bir manevi birlik olacak inşaAllah, Avrupa Birliği gibi. Pasaport kalkacak, vizeler kalkacak, ülkeler birbirleriyle rahatça ticaret yapabilecekler, alışveriş yapabilecekler, kardeş olacaklar. Bunun oluşması için ilk zemin inşaAllah Azerbaycan ile olacaktır. Ve İslam ülkelerinden yine Suriye. Azerbaycan da hem Türk hem de Müslüman olan bir ülkedir. Suriye de bizim Müslüman olan kardeşimizdir. Suriye ile de birleşeceğiz inşaAllah. Bunlar ilk adımlar olacaktır…

TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ) RÖPORTAJI, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar: Bu İslam Birliğinde tabii bütün ülkeler bütünlüğünü koruyacak. Pakistan, Pakistan olarak kalır, Türkiye, Türkiye olarak kalacak. İran, İran olarak kalacak. Yani bir rejim değişikliği iddiası da yok. Fakat bunda coşku, sevgi, muhabbet ve kardeşliğin bütün tabana yayılması, bunun bir milli politika olarak uygulanması. KALPLERİN BİRLEŞMESİ, MUHABBETİN BİRLEŞMESİ İLE OLUŞACAK BİR BİRLİKTİR. Gerçek İslam birliği budur aslında… İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak, Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye'nin liderliğinde bir Türk İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun.

Türkiye, 19 Ekim 2009

Türkiye, 19 Ekim 2009


Türkiye, Suriye’nin ardından Arnavutluk’la da vize muafiyeti ve harçların kaldırılması konusunda anlaştı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki temaslarına, Arnavutluk Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı İlir Meta ile görüşerek başladı. Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Bakan Davutoğlu Türkiye-Arnavutluk ilişkilerinin mükemmel düzeyde olduğunu, iki ülke arasında hiçbir problemin bulunmadığını söyledi. Görüşmede ilişkileri en üst düzeye çıkarmaya karar verdiklerini söyleyen Davutoğlu, bu çerçevede vize muafiyeti ve harçların kaldırılması konusunda anlaşmaya vardıklarını ifade etti. Arnavut Bakan Meta da vize muafiyetiyle ilgili, “Bu, malî bir engelden ziyade psikolojik bir engeldi. Arnavut vatandaşları, Türkiye’ye gelişlerinde pasaport kontrolünden önce ayrı bir kuyruğa geçip 10 Euro’luk harç ödüyordu” dedi. Meslektaşı Meta ile geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaptıkları görüşmenin ardından hemen Arnavutluk’a geldiklerini ifade eden Davutoğlu da tatile denk gelen ziyaret için, “Dostluğumuz tatil tanımıyor.Vize harcının kaldırılması Arnavut kardeşlerimize bayram hediyesi’’ dedi.
Türkiye, 19 Ekim 2009
Zaman, 19 Ekim 2009

TÜRKİYE MODEL ÜLKE

Uşak ART TV, 19 Ağustos 2008

Adnan Oktar: İmanlıdır, Allah’tan korkar, akılcı hareket eder, makuldür, işte böyle bir millete Allah İslam’ın bayraktarlığını nasip ediyor. İslam ahlakını yayma görevini, böyle bir millete vermiş oluyor Allah inşaAllah… Örnek İslam’ı yaşayan bir millet, mesela şu an sorun İslam aleminde herkese sorun. En güzel İslam’ı kim yaşıyor deyin. Türkiye diyeceklerdir. En makul en tutarlı, en adil, aklıbaşında yaşayan Türklerdir. En temiz, tertemizlerdir. Onun için ittifak var, Türkiye önder olsun diyorlar. Bütün Türk alemi de İslam alemi de bunu söylüyor.


Başkent TV, 13 Şubat 2009A


Adnan Oktar: Peygamberimiz (sav) Araptı. Araplar bizim canımız, ciğerimiz. İsmailoğulları’dır. Hz. İsmail’in soyudur. Mübarek bir nesildir. Aksini düşünemeyiz. Araplarda da bir Türk hayranlığı vardır. Türklerin lider olduğunu bütün Arap ülkeleri şu an biliyorlar. Kader böyledir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri vardır. Peygamberimiz (sav) bütün İslam alemini Türklere emanet etmiştir. Çok fazla hadis vardır. Kırmızı bayraklar çıkacak önce diyor Peygamberimiz (sav) ki bunlar Türk bayraklarıdır. Yeşil bayraklar ile birleşecekler diyor. İslam aleminin bayrakları ve kırmızı yeşil bayraklarla biz Türk İslam Birliği’ni oluşturacağız inşaAllah... Bu zaten kaçınılmaz bir kaderdir. Araplar da, İranlılar da, Pakistanlılar da, Mısırlılar da yani hangisi olursa olsun, Ermeniler de, Gürcistan da, Litvanya da hepsi Türk İslam Birliği’nin içerisinde bizim canımız, ruhumuz, kardeşlerimizdir. Hepsini şefkatle kucaklayacağız, hepsinin can ve mal güvenliğini garanti edeceğiz, hepsini zengin edeceğiz, maddi ve manevi, onları huzura kavuşturacağız. Bu bir kader. Bir aşamasında da sonra Rusya’yı alacağız inşaAllah Türk İslam Birliği’nin içerisine. Dünyanın en büyük süper devletini oluşturacağız.


Sabah, 25 Eylül 2009


Türkiye model ülkeLibya'nın gelecekteki lideri Seyf al Islam Kaddafi, "Türkiye, Ortadoğu'da model aldığımız ülkelerden biri" diye konuştu.

SURİYE VE IRAK TAMAM,SIRADA RUSYA VAR

Azerbaycan Gazete 525, 27 Ağustos2008 Adnan Oktar: Ama o güç onların aleyhine olmayacak ki, o Rusya’nın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan’ın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan’da, Rusya’da yeni yeni fabrikalar, yeni yeni tesisler demektir. Azerbaycan’ın petrollerinin Türk petrollerinin, Türk madenlerinin Rusya’ya, Ermenistan’a satılması demektir. Ve onların her türlü imkanının daha çok artması demektir. Pazarları genişler, ticaretleri genişler, askeri yönden risk kalkar. Çünkü Rusya’ya karşı düşman bir tavrı yok Türkiye’nin, dost tavrı var. Rusya’yı dost ülke olarak görüyoruz. Asil bir ülke olarak görüyoruz. Yani Rusya’yı düşman olarak görmek en son düşüneceği bir şeydir Türkiye’nin hiçbir şekilde öyle bir düşüncesi yok. dolayısıyla, Rusya böyle bir birleşmeden çok çok memnun olur. Çok lehine olur. Ama Rusya’ya bir kere güvence verilmesi çok önemlidir ve rencide etmemek çok önemlidir. Yani, Rusya’yı mahcup etmek, küçük düşürmeye kalkmak bu yakışık almaz. Bir de tecrit etmek, yalnızlığa itmek çok kötü bir şey. Yani Rusya’yı bir yalnızlığa itme politikası var bazı ülkelerin yani Rusya’yı yalnızlığa itmek demek buradaki milyonlarca insanı masun insanı bir anlamda yok etmek demektir. Bu vicdanlı bir davranış değil ki. Rus milleti asil millettir. Güzel insanlar Ruslar, yani niçin yok olsunlar. Niçin ezilsinler, niye mağdur duruma düşsünler? Onun için onlara bu güvencenin şiddetle verilmesi çok önemli. Biz Rusya’nın dostuyuz. Her türlü faaliyette yanındayız. Askeri yönden de hiçbir risk yoktur. Hatta anlaşmada yapılabilir Rusya ile saldırmazlık yönünde bir pakt imzalanıp hiçbir şekilde böyle bir şey olmayacak diye garanti verilebilir. Bir de Rusya Türkiye’ye niye saldırsın… 1800’ler kafasıyla yaklaşırsak bu işler hiç netice almaz o zaman. 1800’lerin mantığı gidecek. 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığına artık girmemiz gerekiyor. Asrımız altın çağı. Türk- İslam Birliği’nin oluşacağı bütün dünyanın mutluluk içinde yaşayacağı bir çağa giriyoruz.

Abu Dhabi TV, 19 Şubat 2009Adnan Oktar: Bir kere Suriye istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Irak da istiyor. Zaten Suriye, Irak istedi mi yani herkes ister. Azerbaycan istiyor, Ermenistan istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Gürcistan istiyor, geriye ne kaldı? Litvanya’yı da içine alacak bir birlik olacak bu. Litvanya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan hepsini içine alacak bir birliktelik olacak, ta Libya’ya kadar. Bütün Afrika’nın kenar ülkeleri ve iç kısımlarına kadar da büyük bir Türk İslam Birliği oluşacak, daha önce zaten bir tecrübesi var Türkiye’nin, bir Osmanlı tecrübesi var, bu sefer Osmanlı’da olan hatalar da yapılmayacaktır. Tarihi hatalar vardır Osmanlı döneminde, onlar da olmayacaktır, Osmanlının mükemmel yönleri alınacaktır, güzel yönleri alınacaktır, hatalı ve eksik yönleri alınmayacaktır ve mükemmel bir birliktelik oluşturulacaktır.




Zaman, 16 Ekim 2009



Suriye ve Irak tamam, sırada Rusya varSuriye ile üç gün önce vizeyi kaldıran Türkiye, dün de Irak ile tarihi anlaşmalara imza attı. Bağdat’ta yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısında enerjiden güvenliğe, ulaşımdan tarıma toplam 48 anlaşma imzalandı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Rusya ile benzer toplantıların Aralık ya da Ocak ayında yapılacağını açıkladı.

17 Ekim 2009 Cumartesi

TÜRK VE AZERİ HALKI ARASINDA GÜÇLÜ BİR BAĞ OLDUĞU BİR KEZ DAHA KANITLANMIŞTIR

Türkiye ile Azerbaycan arasında büyük ve çok güçlü bir manevi bağ olduğu son dönemde Türk siyasetinde meydana gelen gelişmelerle bir kez daha kendini hissettirmiştir. Türk-İslam Birliği hem Türkiye hem de Azerbaycan'da gönülden istenen ve heyecanla gerçekleşmesi beklenen bir hedeftir.Bilindiği gibi 10 Ekim tarihinde imzalanan protokolle Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin normale dönmesi amacını taşıyan çok önemli bir adım atılmıştır. Ardından 14 Ekim 2009 tarihinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Türkiye’yi ziyaretiyle birlikte de, İsviçre’de imzalanan bu protokolün ardından karşılıklı iyi niyet mesajları verilmiş ve Türkiye-Ermenistan arasındaki 90 yıllık son derece soğuk, ve mesafeli yaklaşımlar son bulmuştur. İki tarafın da birbirleriyle düşmanca yaşamak, kardeşlikten dostluktan uzak bir ilişki içinde olmak istemedikleri resmi olarak da kesinleşmiştir.

Vatan, 15 Ekim 2009
Unutulmamalıdır ki Ermeniler bizim kardeşlerimiz ve dostlarımızdır. Aynı topraklarda yüzyıllarca bir arada dostluk içinde yaşadığımız ve “Millet-i sadıka” olarak bağrımıza bastığımız asil bir milettir. Aramızda çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Sorun gibi ortaya konan konuların tek ve en önemli çözümü de birbirimize sevgiyle ve merhametle yaklaşmak, geride kalan olayları sorgulamayı tamamen bırakıp tüm dikkatimizi önümüzdeki güzel, hayırlı, müjdeli günlere tekzif etmektir. Geçmişin hesabı yapılarak samimi bir dostluk ve kardeşlik inşa edilemeyeceği açıktır. İçinde bulunduğumuz çağ sevgi çağıdır. 1800'lerin, 1900'ların ırkçı, çatışmacı, öfkeli ve kindar üslubu artık geride kalmıştır. Bugün yapılması gereken, geçmişi geçmişte bırakıp, aydınlık, müreffeh, güzel bir gelecek inşa etmek için çalışmaktır. Türk Milleti de Ermeniler de kavgadan, düşmanlıktan, gerilimden asla hoşlanmayan milletlerdir. İki millet de kardeşçe, huzur ve güven ortamı içinde arada sınırlar olmadan bir arada yaşamak istemekte ve yıllardır bunun özlemi ve umudu içinde yaşamaktadırlar.
Hürriyet, 15 Ekim 2009
Ancak şu da son derece önemlidir ki tüm bu siyasi girişimler sırasında Türkiye kalben kardeş ülke olarak benimsediği ve Türk-İslam Birliği’nin oluşumunda öncelikli ülke olarak belirlediği Azerbaycan Cumhuriyeti devletinin ve milletinin haklarını her zaman en üst düzeyde tutmuştur ve tutmalıdır. Halen de bu politikasında herhangi bir değişikliğe gitmemiştir. Azerbaycan Devleti ve halkı ile arasında ayrısı gayrısı olmayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti onlara zarar verecek, haklarını ihlal edecek, sıkıntılarına çözüm olmayacak hiçbir yolu da yol olarak benimsememiştir ve benimsemez de. Ermenistan-Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasındaki yakınlaşmanın temelinde de hem Azeri halkının, hem Ermeni halkının hem de Türk halkının arasında sevgi, dostluk kardeşlik, barış ve güven ortamının oluşması ve bu topraklarda 3 halkın da özgürce yaşamaları, birlikte yatırımlar yapmaları, bolluk ve bereket içinde yaşamaları isteği vardır. Azeri kardeşlerimiz, yüzyıllarca yaşadıkları Dağlık Karabağ’a diledikleri gibi girebilmeli, evlerinde, bahçelerinde, topraklarında yeniden huzur ve mutluluk içinde yaşayabilmeli, diledikleri zaman arabalarına binip Türkiye’ye, Ermenistan’a girip çıkabilmelidirler. Aynı şekilde Ermeni kardeşlerimiz de istedikleri her an Diyarbakır’a, Urfa’ya, Samsun’a, İzmir’e İstanbul’a, Antalya’ya ve Türkiye’nin her iline rahatça ve güven içinde gidebilmeli arada hiçbir sınır ya da pasaport, vize sorunu olmadan diledikleri yerleri ziyaret edebilmelidirler. Azeri kardeşlerimizle, Ermeni kardeşlerimiz ticaret ilişkileri kurabilmeli, karşılıklı yemek yiyip sohbet edebilmeli, geçmişe hiç bakmadan Türk-İslam Birliği’nin kendilerine sağladığı rahatlığı, güveni ve huzuru doya doya yaşayabilmelidirler. Türk-İslam Birliği içinde yer almanın coşkusunu, mutluluğunu ve refahını tadabilmelidirler.
Milliyet, 15 Ekim 2009
14 Ekim’de gerçekleşen Türkiye-Ermenistan maçı sırasında da Türk halkının Azeri kardeşlerine ne kadar düşkün olduğu, onların haklarını gözetmede ne kadar titiz oldukları bir kez daha ispatlanmıştır. Azeri halkının şahsı manevisine karşı -onların bulunmadığı bir ortamda dahi- korumacı ve hamiyetli bir yaklaşım içinde olduklarını hem Azerbaycan ile ilgili olarak hazırladıkları pankartlarla hem de Türk bayraklarının yanında dalgalandırdıkları Azeri bayraklarıyla bir kez daha göstermişlerdir.
Hürriyet, 16 Ekim 2009
Türk-İslam Birliği ruhunun tesis ettiği ve yıllardır özlem içinde beklenen Türk, Azeri ve Ermeni halkları arasındaki birlik, tüm insanların birbirini sevebileceklerinin, aynı topraklarda özgürce, refah, huzur ve kardeşlik duyguları içinde bir arada yaşayabileceklerinin canlı bir örneğini oluşturacaktır.

İRAN KÖPRÜYÜ KURDU, TL'YLE TİCARETİ SEÇTİ


Başkent TV, 13 Ocak 2009
Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz. VE BUNU HERKES İSTİYOR. SURİYELİLER İSTİYOR, IRAKLILAR İSTİYOR, MISIR İSTİYOR, İRAN İSTİYOR, HATTA ERMENİSTAN İSTİYOR, AZERBAYCAN İSTİYOR, TÜRKİSTAN İSTİYOR, DOĞU TÜRKİSTAN İSTİYOR, HERKES İSTİYOR. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.




Timetürk, 6 Ekim
Türkiye'nin 'kendi paramızla ticaret yapalım' çağrısına destek veren İran, Türk parasını resmi döviz kabul ederek, TL'yle ticaret yolunu açtı.

15 Ekim 2009 Perşembe

KABİL TÜRK KOMUTANA EMANET

KABİL TÜRK KOMUTANA EMANET

Al Hurra, 8 Nisan 2008Adnan Oktar: Evet, Türkiye her zaman çok dürüst davranır Türkiye Devleti. Bu konularda böyle, demin de söyledim böyle karanlık işlere, karanlık ortaklara yaklaşmaz. En dürüst, en doğru, en vicdanlı ne ise onu yapmaya çalışır. Dikkatlice bakan da bunu görür çünkü, bakın HER ÜLKEYE TÜRK ASKERİ GİTTİĞİNDE SEVİNÇLE KARŞILANIYOR. Bu oradan anlaşılıyor zaten. Demek ki alabildiğine dürüstler. Demek ki alabildiğine iyi niyetliler. Yoksa tedirgin olurlardı. Mesela Afganistan’da seviliyorlar. Bosna’ya gittiler, seviyorlar. Nereye gitseler seviyorlar. Bu onların dürüstlüğünden kaynaklanıyor, Türk askerinin dürüstlüğünden kaynaklanıyor.


Türkiye, 5 Ekim 2009



Afgansitan’daki Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti (ISAF) Kabil Bölge Komutanlığı’na Tuğgeneral Levent Çolak atandı. 1 Kasımda görevi Fransız Komutandan devralacak olan Çolak, bin 700 kişilik Türk tugayı ile birlikte Arnavutluk, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan ve Gürcistan’a ait birliklere komuta edecek.

EKİM BARIŞ AYI OLACAK

Türkmeneli TV, 22 Nisan 2008 Adnan Oktar: En mükemmel yapılacak şey Türk-İslam Birliğini oluşturmaktır. Yani bütün İslam ülkelerinin liderliğini almak, bütün Türk illerinin liderliğini almak çünkü bütün Türk illeri zaten Müslüman genelinde Müslümanlar. Ama aynı zamanda bölgenin de ağabeyi olması Türkiye’nin yani Ermenistan’ın menfaatlerini koruması, onlarında zengin olması için gayret etmesi, İsrail’in menfaatlerini koruması, Filistin’e huzur getirmesi, BÖLGEYE BARIŞ GETİRMESİ, HER YÖNDEN BÖLGEDE AĞABEYLİK YAPKMASI. Bu en acil görev, bu Avrupa Birliği açısından da çok önemli. Avrupa Birliği’nin terörden kurtulması, terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Bunu bir kere Türk-İslam Birliği çok sağlam sağlar, kesin sağlar. İslam âleminde ki bütün çileler biter, bütün kargaşa biter. Türk Devletleri Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yaparlar. Çünkü Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin devletler. Çok zengin coğrafya. Fakat iyi organize edilemiyorlar. Yani mesela bugün Türkmenistan, Azerbaycan, buralar muazzam potansiyeli olan yerler. Bunların Birliği demek dünyanın en büyük medeniyeti demektir.

Türkiye, 1 Ekim 2009

Türkiye, "barış ayı" olarak adlandırdığı Ekim ayı içinde eskiden sorun yaşadığı ya da halen sorunlu olduğu ülkelerle ilişkilerini geliştirme yönünde önemli adımlar atacak.

Edinilen bilgiye göre, Ekim ayı içinde Sırbistan, Ermenistan ve Suriye ile ilişkiler, çeşitli toplantılar ve imzalanacak protokoller yoluyla normalleşme ya da daha da gelişme evresine giriyor.

'KARDEŞLER BİRBİRİNDEN AYRI OLUR MU?'

Al Quds, 17 Kasım 2008Muhabir: Hocam Filistin halkına ve Filistin hükümetine nasıl mesaj göndermek istiyorsunuz? Özellikle hocam Hamas’la El Fetih arasında bu çatışma var bildiğiniz gibi. Onlara nasıl bir mesaj bildirmek istiyorsunuz?

Adnan Oktar: Filistin’de iman hakikatlerine çok ağırlık verilmesi gerekiyor. Allah’ın varlığı ve birliği konusunda insanların çok iyi bilinçlendirilmesi gerekiyor. Darwinizm’i Filistin’den tamamen kazımak gerekiyor. Darwinist ve materyalist düşünceyi tamamen kazımak gerekiyor. Bu oluştuğunda Hamas’la Filistin Kurtuluş Örgütü arasındaki o çatışma da ortadan kalkar diye düşünüyorum. Çünkü bu biraz iman zafiyetinden kaynaklanan bir olay gibi görünüyor bana. ÇÜNKÜ KARDEŞLER BİRBİRLERİYLE ASLA MÜCADELE EDEMEZ. KURAN’A GÖRE BU HARAMDIR. BÖYLE BİR ŞEY HİÇBİR ŞEKİLDE OLAMAZ. Bir de bu kadar zor ortamda, zaten Filistinliler mağdur durumda, kendi içinde bir de çatışma çok büyük bir vicdansızlık olur, çok büyük bir zulüm olur. Sakın ha sakın, sakın ha sakın, öyle bir şeyden kaçınsınlar. KESİNLİKLE BİRBİRLERİNE ÇOK DÜŞKÜN OLSUNLAR, KARDEŞLİK BAĞLARINI SIKI SIKIYA GÜÇLENDİRSİNLER. Kültürlerini ve bilgilerini çok arttırsınlar, imanda iyice derinleşsinler. Allah’a sevgilerini çok coşkulu hale getirsinler. Biraz sabretsinler, inşaAllah büyük bir kurtuluş ve büyük bir fetihle karşılaşacaklar inşaAllah. Manevi bir fetih ve manevi bir kurtuluşla karşılaşacaklar inşaAllah.

Yenişafak, 22 Temmuz 2009


Başbakan Erdoğan, Halep Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora ünvanı verilmesi nedeniyle düzenlenen törene katıldı. Erdoğan şöyle konuştu:
“Bildiğiniz gibi İsrail-Suriye arasında bir süreç başlattık. Ne yazık ki Gazze olaylarıyla bu süreç engellendi. Temennimiz odur ki engellenmesin ve Suriye'nin hakları kendine iade edilmek suretiyle buradaki bu olumsuzluk giderilsin. Aynı şey Filistin-İsrail arasında cereyan ediyor. Burada da yine aynı durumu ortaya koyduk. Aynı durum Filistin'de devam ediyor. Filistin'de de ne yazık ki kardeşler birbirinden ayrı yaşıyor. Kardeşler birbirinden ayrı olur mu? Onların da birleşmesi lazım. Onların da birbirleriyle barışması lazım. Ben yeri geldiği zaman konuşuyorum. 'Müslümanlar kardeştir' diyorum. Nasıl kardeşlik bu? Lafla kardeşlik olmaz. Uygulamayla kardeşlik olur. Bunun yerine getirilmesi lazım.”

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ'Nİ TALEP EDEN SESLER YÜKSELİYOR

Azerbaycan Apa Haber Ajansı, 16 Ağustos 2008Adnan Oktar: Bu son derece makul. Avrupa birliği oluyor da, Akdeniz birliği oluyor da, hiç alakasız ülkeler bir araya geliyor da, aynı soydan, aynı dinden, aynı gelenekten, aynı görenekten ve her şeyi aynı olan insanlar nasıl bir araya gelemiyor. Bir kere din kardeşiyiz, soy kardeşiyiz. Hiç beklenecek bir şey yok, hemen birleşmemiz gerekir. Bu bölgeye büyük bir zenginlik, bereket, huzur ve kalite getirecektir. Bir kere hiç görülmemiş bir medeniyet meydana gelecektir. Yani tarihte görülmemiş bir medeniyet. Yani Türk tarihinde görülmemiş bir medeniyet oluşacak inşaAllah. Ve Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in ekonomik yönden şahlanması demektir bu da. Mesela, Amerika ekonomik sıkıntıda şu an. Çin topun ağzında yani eğer, Amerika pazarını, Türkiye ve dünya pazarını Çin, herhangi bir şekilde kaybetmiş olsa, feci şekilde çöker Çin. Amerika da öyle yani, zoraki ayakta duruyor şu an. Rusya zaten fakir bir ülke ama Türk-İslam birliği oluştuğunda bunların hepsine yoğun bir bereket ve bolluk gelecektir ve huzur gelecektir.

Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008Muhabir: Altınçağ’da diyor, ideal İslam yapısı inşaAllah beşyüz sene önce olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında olduğu gibi, bütün dindar olsun-olmasın Hıristiyanlar, Kitap Ehli’nin hep birlikte yine birlikte yaşabileceği, huzur içinde yaşayabileceği bir ortam mı oluşturacak acaba?Adnan Oktar: Evet, evet. Özellikle o şekilde. EHLİ KİTAP olan Hıristiyanlar, Ermeniler, Ortodokslar, Katolikler, Protestanlar, Museviler, Ortodoks Museviler, ateistler, masonlar, budistler HEPSİ BU ORTAM İÇERİSİNDE HUZUR, GÜVENLİK, TAM BİR CAN GÜVENLİĞİ İÇERİSİNDE, tam bir huzur içerisinde, tam bir ekonomik refah içerisinde kardeşçe ve dostça yaşayacaklar.

Adana CRT TV, 30 Eylül 2008Adnan Oktar: Türkiye çok hayırlı, güzel bir yolda, gittikçe temizleniyor, duruluyor, dinçleşiyor, sağlık kazanıyor, urlarından arındı, kanserli hücreleri alındı, nekahat devresini atlattı, şimdi dinç bir delikanlı Türkiye, yiğit bir delikanlı. Bütün Ortadoğu, Balkanların, bütün İslam Alemi’nin, Türklük Alemi’nin lideri olacak inşaAllah. Türk İslam Alemi birleşecek, büyük bir Türk-İslam Birliği oluşacak, Türkiye başına geçecek, ağabeylik yapacak, dünyada üçüncü güç olacak, Amerika ve Rusya’nın dışında bir denge unsuru olacak ve dünyaya bir sulh ve selamet çağı getirecek inşaAllah.

Kral Kradeniz, 2 Ocak 2009Adnan Oktar: Bizim milletimizin yediden yetmişe gönlünde yatan bir ülkü vardır. Çocukluğumuzdan beri biz bunu biliriz Türk İslam Birliği. Biz Osmanlı’nın evlatlarıyız. Onların torunlarıyız. Biz dedemizden ne gördüysek bunu yapacağız. Bu Türk İslam Birliği’nin oluşması için şu an şartlar tam anlamıyla oluştu. Tam anlamıyla var. Türk İslam Birliği oluştuğunda, SINIRLAR AÇILDIĞINDA, IRAK, SURİYE Suriye, Azerbaycan, Türkistan, Tacikistan, Kazakistan, Ermenistan, Gürcistan, Kafkaslar, hepsi Allah’ın izniyle, BU BİZİM İŞTE BAYRAMIMIZ. Bayram günümüz olacak. BİZİ BURADAN ARABAYA BİNECEĞİZ, BASIP GİDECEĞİZ TA HAZAR'A KADAR, denizin kenarına masayı kuracağız, yemeğimizi yiyeceğiz. Oradan basacağız Türkistan’a, oradan basacağız Ermenistan’a, her yere gideceğiz. Sınır kapılarından sadece bir selam vermemiz gerekir, bu kadar. Yani pasaporta vizeye, hiçbir şeye gerek yok.
Sayın Hakan Albayrak'ın TVNet'de yaptığı açıklamalar:Türkiye Suriye birliği derken benim gönlümden geçen bayağı birlik, tek devlet olmasını arzu ederim. Fakat günümüz şartlarında bizim gönlümüzden geçtiği gibi herhalde olmaz, olmayabilir onun için birlik derken hep söylüyorum formül çok önemli değil. Federasyon, konfederasyon, avrupa birliği tarzı birşey ya da yepyeni birşey olabilir. Yani Türkiye yine Türkiye olur, Suriye yine Suriye olur, Irak yine Irak olur... İran'la da bir entegrasyon olmasını düşünüyorum.
Yani bu coğrafyada Müslümanların veya gayri müslimlerin bu coğrafyanın insanlarının itilip kakılması, öldürülmesi, kadınlarına tecavüz edilmesi, hatırlarsınız …. Çocukları dövüyorlar ve bundan nasıl haz duyduklarını ifade eden sesler çıkarıyorlar filan güzel şeyler mi bunlar? Bu coğrafyada birlik olduğu zaman, beraber hareket edildiği zaman emperyalizmin manevra sahası kalmayacak bu çok önemli birşey... Türkiye, Suriye devleti, Irak devleti bu kadar kan bu coğrafyada akar mıydı? Hep diyoruz yabancılar gelip burada fitne çıkarıkyorlar. Niye fitne malzemesi sunduk ki onlara, niye 40 bin 30 bin kişi öldü, niye onların dayattığı saçma sapan politikları uyguladık? Fransa ila Almanya uzun süreler savaştı, II. Dünya Savaşında savaştı hala daha birbirlerinden nefret ediyorlar... Ama aklın yolu bir olduğu için bütünleşmeye çalışıyorlar. Bizim Suriye ile tarihimizde böyle bir şey yok, şansımız daha fazla. Şimdi adam bana gelip soruyor, Suriye ve Türkiye neden birleşsin? Bunu soran adam Fransa ve Almanya neden birleşiyor diye sormuyor….
…..Vizenin kaldırılması entegrasyon yolunda atılmış ilk adımdır, Hakan Albayrak burada söylemişti dersiniz, Allah nasip ederse inşaAllah bir gün pasaportsuz da geçeceğiz, kimliksiz de geçeceğiz, sınırımız da olmayacak, bu olabilir. İslam birliği dediğimiz takdirde içimizdeki Hıristiyanları, Türkiye'de çok yok ama Suriye de çok var Irak'da o kadar çok yok ama yine de var, Mısır’da çok var, içimizdeki Yahudileri Türkiye'de ya da Irak’da yaşayan Suriye’de o kadar çok kalmadı, ya da ateistlerin dışlamış mı oluyoruz? İslam birliği kavramı bunları dışalayan bir kavram mıdır? Hayır değildir... Buradaki Hıristiyanlar da İslam dünyasının Hristiyanlarıdır, İslam dünyasının Yahudileridir ve İslam dünyasının ateistleridir. Zaten şu çok önemlidir, zaten bizim geleneğimizde, tatbikatımızda da yani Bağdat kurulurken bir çok şehir kurulurken Yahudi ve Hıristiyan mahalleri de beraber kuruluyor... o yüzden İslam birliği kavramını rahatta kulanabileceğimizi düşünüyorum… Bütü mabedler dokunulmazdır bizim için bu böyledir Kuran’da Cenab’ı Hakkın bize emrettiği birşeydir… Hz. Ömer Kudüs'ü fethettiğinde de bunu böyle tatbik etmiş, Selehattin Eyyübi de bunu tatbik etmiş, Osmanlı da bunu tatbik etmiş.

FİLİPİNLER, TÜRKİYE'NİN TECRÜBESİNDEN FAYDALANMAK İSTİYOR

Azerbaycan ATV, 27Ağustos 2008Adnan Oktar: Türkiye İslam alemi için gerçekten örnek bir ülke. Yani, hem Türk milliyetçiliğini güzel anlayan ve güzel uygulayan, İSLAM’I DA ÇOK GÜZEL ANLAYAN VE ÇOK GÜZEL UYGULAYAN, LAİKLİĞİ DE GÜZEL ÖZÜMSEYEN BİR YAPISI VAR. Fakat İslam dinini gerçekten en iyi uygulayan, en iyi yaşayan ülke olduğunu bütün İslam ülkelerinin hepsi kabul eder. Yani gerek temizlik olarak, gerek anlayış olarak, gerek yaşantı olarak, gerek takva olarak hakikaten çok titizdir Türkiye. Belki bu Osmanlı mirası olduğu için Osmanlı'dan gelen alimlerin etkisi de olmuş olabilir. Allah bir şekilde bu güzelliği meydana getiriyor o yüzden Türk-İslam aleminin liderliğine de Türkiye’nin çok uygun olduğunu düşünüyorum.
Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008Adnan Oktar: Türkiye’nin anlattığı ve yaşadığı İslam anlayışı Avrupa için çok güzel bir model oldu. Avrupa Türkiye’yi bu konuda güzel görüyor, faydalı görüyor; yaşanan İslam modelini de dünya için ideal görüyor. Bu zaten konuya tam bir çözüm getirmiş oldu. Türkiye’nin önderliğinde aydın, akılcı, samimi bir İslam anlayışı bütün dünyaya hakim olacak inşaAllah.
Zaman, 19 Eylül 2009

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Filipinler Cumhurbaşkanı Gloria Macapagal Arroyo, ülkesindeki Türk okullarının sayısının artırılmasını istedi.
Türkiye'nin modern, seküler ve hoşgörü dolu bir dini hayatının olduğunu ifade eden Filipinler lideri, "Ülkemizde farklı dinlerden olan halkımızın birbirini kabullenmesinde Türkiye tecrübesinden istifade etmek istiyoruz." dedi.

YENİ DÜZENİN ÖNCÜSÜ TÜRKİYE OLACAK

Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistin'den gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor, bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Buda zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.



Başkent TV, 13 Ocak 2009Adnan Oktar: Türk-İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk-İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.
Akşam, 8 Eylül 2009

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Tiflis yolunda Türkiye’nin kendisini ve bölgesini ilgilendiren dünya meselelerinde düzen kurucu, öncü rol oynaması gerektiğini ve dış aktörlerin de Türkiye’nin bu rolünü benimsediğini açıkladı. Davutoğlu, “Yeni düzenin öncülüğünü biz yapacağız” dedi.
Davutoğlu şunları söyledi: “Soğuk savaş düzeni kalktı, ama yeni düzen kurulmadı. Bunu kuracak aktörler soğuk savaşta olduğu gibi sadece iki aktör değil. Mesela Kafkasya'da düzeni Sovyetler ile ABD oturur tartışır ve kurarlardı. AMA ŞİMDİ IRAK ÖRNEĞİNDE GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ ABD TEK BAŞINA KURAMIYOR. GÜRCİSTAN ÖRNEĞİNDE GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ RUSYA DA KURAMIYOR. ... Bizim dediğimiz Türkiye'nin düzen kurucu rolü. Gerek Ortadoğu gerek Kafkaslar'da yeni düzen kurulması gerekir. Bunu kurarken biz aktif rol almak istiyoruz. Türkiye'siz bir düzen kurulamaz. Dış aktörler bile Türkiye'nin düzen kurucu rolünü benimsiyor.”

14 Ekim 2009 Çarşamba

IRAK VE TÜRKİYE BAKANLARI TEK HÜKÜMET GİBİ TOPLANIYOR

Kanal 47, 28 Temmuz 2008Muhabir: Peki efendim, Türk İslam birliği ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?Adnan Oktar: Türk İslam Birliğine ramak kaldı inşaAllah. Azerbaycan ile birleşeceğiz, Suriye ile birleşeceğiz, IRAKLA BİRLEŞECEĞİZ, Türkmenistan’la, Doğu Türkistan ile birleşeceğiz. Koskoca bir Türk İslam alemi meydana gelecek inşaAllah. Bunun arifesindeyiz. En fazla 10 yıl içinde çok ciddi gelişmeler olacak bunu göreceğiz hep beraber inşaAllah.

İran Al-Alam, 23 Eylül 2008Adnan Oktar: İslam ahlakı dünyaya hakim olmak üzere, 10 yıla kadar Türkiye’nin liderliğinde bir Türk İslam Birliği oluşacak, onu söyleyeyim. Ben buradayım, demiştiniz olmadı diye benim yanıma gelin siz eğer olmazsa, kesinlikle olacak. Fakat Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin öncülüğünde olacak, bunu da açık söylüyorum, detay veriyorum. Azerbaycanla Türkiye birleşecek, iki devlet bir millet olarak birleşecek, Suriye ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda, IRAK İLE TÜRKİYE BİRLEŞECEK YAKIN BİR ZAMANDA VE ZİNCİRLEME GELİŞMELER OLACAK. Kafkas Birliği projesi, bu gerçekleşecek, bu da Türk-İslam Birliği’nin bir parçasıdır. Bu petrol boru hattı projeleri, demir yolu projeleri bunların hepsi bu birleşmelerin alt yapılarıdır.


Bugün, 20 Eylül 2009


"TEK HÜKÜMET" GİBİ İSTANBUL'DA TOPLANAN İKİ ÜLKENİN BAKANLARI EKİM'DE BAĞDAT'TA TEKRAR BİRARAYA GELECEK.

Türkiye ve Irak arasında başlayan yeni dönem, Başbakan Erdoğan'ın Ekim ayında 9 bakanla birlikte Bağdat'a gitmesiyle çok farklı bir noktaya taşınacak. Kesin tarihi güvenlik nedeniyle henüz açıklanmayan ziyaret sırasında, "Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi" nin ortak kabine toplantısı yapılacak. Erdoğan ile Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin başkanlığında ortak kabine toplantısı ile iki ülke ilişkilerinde tarihi bir dönem başlayacak.Türkiye ile Suriye arasında vize kaldırılması Irak'la da vize kolaylığını gündeme getirdi... Vize alımının kolaylaştırılması için bir mütabakat metni imzalanması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi için serbest bölgeler oluşturulması planlanıyor. Irak'ın Türkiye'den gidecek mallara 'sıfır vergi' uygulayacağı ifade ediliyor.




Bugün, 20 Eylül 2009

SURİYE TÜRKİYE SINIRINDA BAYRAM

Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Herkes Avrupa Birliği’ni son derece makul görüyor. Akdeniz Birliği’ni çok makul görüyor. Fakat öz be öz kardeşimiz olan Türklerin bir araya gelmesini yani şöyle düşünelim Konya, Erzurum, İzmir haşa Allah esirgesin bizden ayrı olsa biz bir gün desek ki bizim birleşmemiz gerekiyor biz kardeşiz nasıl oluyor bu desek bu son derece makul bir şey.

Çay TV: Bu kadar doğal diyorsunuz.


Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan’da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, SURİYE CAN ATIYORLAR TÜRKİYE İLE BİRLEŞMEK İÇİN. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterlibuna ait.

Trabzon TV, 4 Eylül 2008Muhabir: Evet, Sayın Hocam Suriye ile son dönemdeki yakınlaşmamızı nasıl yorumladınız?


Adnan Oktar: Süper işte, bu çok önemli. Suriye’yle Türkiye’nin birleşmesi an meselesidir. Suriye bunu şiddetle istiyor, Türkiye’nin ağabeylik yapmasını; Suriye-Türkiye ayrı ayrı devletler ama tek bir beraberlik olsun istiyorlar. Bu çok güzel, Türk İslam Birliği kardeşliği içerisinde, tabii ki ayrımız gayrımız yok Suriye ile Türkiye de birleşecek inşaAllah, bu onun alameti. Pasaportsuz, vizesiz Suriye’ye gidebileceğiz, Suriyeliler de istedikleri gibi bize gelip konaklayabilecekler. Kardeş olacağız inşaAllah, güzel bir birlikteliğin ilk alametleri bunlar.


MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008


Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.


Zaman, 20 Eylül 2009



Yenişafak, 20 Eylül 2009






Bugün, 20 Eylül 2009




Suriye ve Türk vatandaşları sınırda vize uygulamasının kaldırılmasını büyük sevinçle kutladı.
Türkiye'deki yakınlarıyla bayramlaşmak için erken saatlerde sınıra gelen çok sayıda Suriye vatandaşı kontrollerin ardından Türkiye'ye giriş yaptı. Suriyeliler, Kilis Valiliği'nin tahsis ettiği minibüslerle şehir merkezine taşındı. Suriyeli vatandaşlar bundan sonra vizesiz olarak Türkiye'ye gelecek olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Suriye'de gelin olan Türk kökenli vatandaşlar vize uygulamasının kalkmasıyla Türkiye'de bulunan akrabalarıyla daha fazla görüşeceklerini dile getirdi. Suriyeliler, her iki ülkenin devlet başkanlarına vize uygulamasının kaldırılması nedeniyle teşekkür etti. AK Parti Gaziantep Milletvekili Halil Mazıcoğlu da Suriye'de bulunan akrabalarını ziyaret için bu ülkeye geçiş yaptı. Mazıcıoğlu, "Suriye'deki akrabalarımı ziyaret için gidiyorum. Vize uygulamasının kaldırılmasıyla insanlar her iki tarafta akrabalarını rahatça ziyaret edecek. Böyle bir uygulamanın yapılmasından iki ülkenin devlet başkanlarını teşekkür ediyoruz." dedi.



Türkiye, 21 Eylül 2009




Türkiye,23 Eylül 2009





Türkiye, 23 Eylül 2009



BOSNALI GAZİLER: TÜRKİYE VATANIMIZ


Mersin TV, 5 Eylül 2008Adnan Oktar: Türkiye Allah’ın izniyle büyük bir ülke olacak. Türk-İslam Birliği oluşacak. Bütün bu Ortadoğu’yu BÜTÜN BALKANLARI, Asya’yı TÜRKİYE, AĞABEYLİK RUHUYLA KUCAKLAYACAK İNŞAALLAH. Ve güzel bir sistem meydana gelecek dikkat ederseniz. Kafkas paktı oluşturuluyor yine demiryolu projemiz var biliyorsunuz. Petrol boru hattı, doğalgaz boru hattı projeleri var. İslam Birliği toplantıları yapılıyor. Türk Birliğinin daha güçlü hale gelmesi için yapılan çalışmalar var. Bunların hepsi hayırlı inşaAllah, Anadolumuz hep medeniyetlere beşiklik yapmış biliyorsunuz. Anadolu öyle bir yer. Osmanlı döneminde de biliyorsunuz. BÜTÜN ORTADOĞU’YU BALKANLAR'I ÜÇ KITAYI BURADAN YÖNETMİŞLER İNŞAALLAH. YİNE O ŞEKILDE OLACAK AMA SEVGİYLE, DOSTLUKLA, KARDEŞLİK RUHU İÇERİSİNDE OLACAK.
Başkent TV, 13 Ocak 2009Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ’NİN LİDERİ OLARAK BÜTÜN BÖLGEYİ YÖNETMEYİ İSTİYORUZ VE BUNU HERKES İSTİYOR. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.


Türkiye, 17 Temmuz 2009


Srebrenica katliamının yıl dönümü dolayısıyla Bosna Hersek’ten 30 gazi Türkiye’ye geldi. İnsani Yardım Vakfı’nın organizasyonuyla Türkiye’ye getirilen gaziler için Bağcılar Belediyesi’nin ev sahipliğinde Bağcılar Halk Sarayı’nda akşam yemeği düzenlendi. Gaziler adına konuşan Albay Şerif Patkoviç, “Türkiye bizim ikinci vatanımız. Bosna Hersek halkının kendi devletini kurmasına yardım eden Türkiye ve Türk halkına çok teşekkür ediyoruz. Biz gerçekten Allah rızası için savaştık.” dedi. Patkoviç, Bosnalı Müslümanlar olarak Osmanlı mirasını korumaya çalıştıklarını söyledi.

TÜRKİYE SURİYE SINIRI KALDIRILDI


Türkiye ile Suriye sınırını temsil eden bariyerler kaldırıldı. İki ülker arasında vize muafiyeti içeren anlaşma Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim tarafından imzalandı.


Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısının ardından vize muafiyeti anlaşması çerçevesinde Suriye tarafında, sınırda ve Türkiye tarafında olmak üzere üç ayrı tören düzenlendi.

Önce Suriye tarafında yapılan törene katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanları Hayati Yazıcı ve Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Suriyeli bakanlar, bu ülkenin Esselame Sınır Kapısı'ndan tampon bölgeye geçti.

Burada bir süre bekleyen bakanlar, ikram ve halk oyunları gösterilerinin ardından sınırdaki barikatı birlikte tutarak kaldırdılar ve barikatla bir süre yürüdüler.
Esselame Sınır Kapısından Suriye halk oyunları ekiplerinin gösterileriyle uğurlanan bakanlar ve beraberindekileri Öncüpınar Sınır Kapısı'nda Kilis Valisi Turhan Ayvaz, AK Parti milletvekilleri Hasan Kara ve Hüseyin Devecioğlu ile Suriye'nin Gaziantep Başkonsolosu Heysem Saad karşıladı.

Bakanlar daha sonra, iki ülke arasındaki vize muafiyeti anlaşmasının imza töreni için Öncüpınar Gümrük Müdürlüğüne geçti.
Burada yapılan gösterilerin ardından iki bakan, Türkiye ile Suriye arasında vize muafiyeti getiren anlaşmaya imza koydu.
İmza töreninde beyaz güvercinler ile kırmızı ve beyaz reklerde balonlar uçuruldu ve aile fotoğrafı çektirildi. Daha sonra Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısının ikinci bölümü için Gaziantep'e hareket edildi.
(AA- Haber 7)

SURİYE ULEMASINDAN TÜRKİYE AÇILIMINA DESTEK

Çay TV, 23 Temmuz 2008Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan’da öyle, Kırgızistan’da öyle, Türkmenistan’da öyle, Doğu Türkistan’da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle IRAK, SURİYE CAN ATIYORLAR TÜRKİYE İLE BİRLEŞMEK İÇİN. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.

İran Al Alam, 23 Eylül 2008Adnan Oktar: 10 yıla kadar Türkiye’nin liderliğinde bir Türk İslam Birliği oluşacak, onu söyleyeyim. Ben buradayım, demiştiniz olmadı diye benim yanıma gelin siz eğer olmazsa, kesinlikle olacak. Fakat Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin öncülüğünde olacak, bunu da açık söylüyorum, detay veriyorum. Azerbaycanla Türkiye birleşecek, iki devlet bir millet olarak birleşecek, Suriye ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda, Irak ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda ve zincirleme gelişmeler olacak. Kafkas Birliği projesi, bu gerçekleşecek, bu da Türk-İslam Birliği’nin bir parçasıdır... Zaten bunun dışında da bir yol yok şu an, yani Tük İslam Birliği’nin dışında İslam ülkeleri açısından, Türkiye açısından başka bir yol görünmüyor. Bu Allah’ın bir mukadderatı... herşeyin bir vakti vardır, bir mübarek vakti vardır, o mübarek vakit gelmiştir şu an ve olacak inşaAllah.


Timetürk, 18 Eylül 2009


Türkiye ziyareti sonrası Suriyeli alimlerle iftarda buluşan Beşar Esad'a Suriye ulemasından tam destek geldi. Ramazan Buti iki ülke arasındaki yakınlaşmanın önemine değindi.
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad dün akşam din ve bilim adamları onuruna iftar töreni düzenledi. Şeyh Ramazan Buti iftar töreninde konuşma yapanların Suriye ve değerli komşusu Türkiye arasında oluşan birleşmeden kendilerinin, Suriye halkının ve tüm Arap milletinin sevincini dile getirdiklerini açıkladı. Ayrıca bu birleşmenin ortak çıkarlar durumundan önce ahlâk ve ilkelerden meydana gelen ortak bir birleştirici temelinde oluştuğunu sözlerine ekledi.

TÜRKİYE`NİN DÜNYA İÇİN ÖNEMİ ARTIYOR


Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Herkes samimi olarak inansın gerçekten Türkiye iyiye gidiyor ve gerçekten süper devlet olacağız. TÜRKİYE HİÇ TARİHTE OLMADIĞI DERECEDE BÜYÜK BİR DEVLET OLACAK. Türk İslam Aleminin lideri olacak inşaAllah. Bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarındayız. Ve bütün dünyayı, anarşiden, terörden sıkıntıdan azaptan, her türlü acıdan kurtaracak bir milletir Türk milleti. Gerçekten çok asil efendi, böyle çileyle, acıyla yoğrulmuş bir millettir ve dünyayı yönetmeye dünyaya faydalı olmaya yönelik bir ruhu vardır. Allah o görevi bu millete vermiş görünüyor inşaAllah. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz inşaAllah.


Türkiye, 29 Eylül 2009

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Genel Sekreter Yardımcısı Aaart De Geus, Türkiye’nin ekonomik ve stratejik öneminin arttığını söyledi.

TÜRKİYE ARAP DÜNYASINI BARIŞTIRIYOR


Kordon TV, 27 Temmuz 2008Adnan Oktar: Yani Türkiye’nin ağırlığını koyup, direkt abi konumunda hatta bütün Ortadoğu’nun, bütün islam ülkelerinin lideri konumuna gelmesi lazımve sözü geçen bir lider olarak. Çünkü, Türkiye, çok aklı başında insanların samimi insanların bulunduğu bir ülke. Çok vicdanlı insanların olduğu bir ülke, ordusu mükemmeldir. Çok çok vicdanlıdır, böyle kılı kırk yarar, çok iyi eğitimlidir. Ve bütün ülkelerde seviliyorlar, nereye gitseler seviliyorlar. Mesela Irak’a gidiyorlar seviliyorlar, Bosna’ya gidiyorlar seviliyorlar, Somali’ye gidiyorlar, seviliyorlar, her yerde saygı görüyorlar. Afganistan’da çok sevilip saygı görüyorlar. Bu fiili bir durum var. DEMEK Kİ BÜTÜN ORTADOĞU, BÜTÜN İSLAM ALEMİ TÜRK ORDUSUNU SEVİYOR VE TÜRK MİLLETİNİ SEVIYOR. DEMEK Kİ AĞABEYLİK YAPMALARINI İSTİYORLAR. Yani Türkiye’nin burada ortaya çıkıp, bir lider çıkarıp ortaya, bir manevi lider ortaya çıkarıp gerekirse, bu ağabeyliği yerine getirmesi gerekiyor, islam ülkelerinde ve Türk devletlerinde de. Yani Türk-islam birliğini acil olarak oluşması bütün bölge için şart.

TASCA, Türk Arap Bilim, Kültürve Sanat Derneği, 21 Kasım 2009Adnan Oktar: Başı olmayan bir gövde yaşamıyor. Başı olan bir sistem olduğunda Türkiye liderliği çok güzel yapabilecek bir ülke. Osmanlıdan gelen bir tecrübesi var. Olgun ve yetişmiş kadroları var. Aklı başında, büyük bir idareci sınıfı var Türkiye’de. Bu çok başarılı bir güç demektir, büyük bir güç demektir. Ve buna itiraz eden de yok. İnsanlar mutlu olduktan sonra, Türkiye’nin ağabeyliğinden, liderliğinden büyük bir hizmet aldıktan sonra ve büyük bir fayda gördükten sonra Türkiye’ye niye itiraz etsinler. Türkiye’ye faydası şu olur. Terör durur. Anında durur. Ve zenginleşir Türkiye. Ama İslam ülkelerinde bütün zulüm durur.

Sabah, 2 Ekim 2009

Arap dünyasındaki en keskin bölünmeyi Türkiye'nin giderdiği ortaya çıktı. Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Arap dünyasındaki barışta arabulucu rolü oynadığı ortaya çıktı. Erdoğan'ın sözlü güvencesiyle Suudi Arabistan Kralı Abdullah ve Suriye Devlet Başkanı Başar Esad arasındaki küslük sona erdi.

KIRGIZİSTAN İLE İŞBİRLİĞİ GÜÇLENİYOR

Çay TV, 23 Temmuz 2008Adnan Oktar: Herkes Avrupa Birliği’ni son derece makul görüyor. Akdeniz Birliği’ni çok makul görüyor. Fakat öz be öz kardeşimiz olan Türklerin bir araya gelmesini yani şöyle düşünelim Konya, Erzurum, İzmir haşa Allah esirgesin bizden ayrı olsa biz bir gün desek ki bizim birleşmemiz gerekiyor biz kardeşiz nasıl oluyor bu desek bu son derece makul bir şey.Çay TV: Bu kadar doğal diyorsunuz.Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar...

Azerbaycan Trend Haber Ajansı - 1 Kasım 2008Adnan Oktar: Çok fazla konu var. Bir kere madenler kullanılamıyor. ŞU MADENLERI AVRUPA’YLA DA İŞBİRLİĞİ YAPARAK, AMERİKA’YLA İŞBİRLİĞİ YAPARAK, RUSYA’YLA DA, ÇİN’LE DE İŞBİRLİĞİ YAPARAK, BÜTÜN DÜNYAYLA İŞBİRLİĞİ YAPARAK ŞU MADENLERİ BİR KULLANIRIZ. Petrolü tam anlamıyla kullanırız. Paramız çok olur, imkanımız çok olur, cennete çeviririz bütün Türk Devletlerini. Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan böyle bayram yeri gibi olur. Cıvıl cıvıl, açarız Avrupa’ya da, gelsinler onlar da gelsinler, oranın güzelliklerini görsünler. Bütün mesele güzelliktedir, güzel olan yere herkes gider. Yani bir yeri sen güzelleştirirsen böyle ışıklı aydınlık ve sevinçliyse, insanların ruhunda vardır, oraya gitmek isterler, orayı görmek isterler. Bütün dünyaya açalım Türk devletlerini. Camiler, okullar, yollar, enstitüler, üniversiteler, cıvıl cıvıl her yeri kaynatalım.


Türkiye, 1 Ekim 2009

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞİYOR


Sayın Adnan Oktar yaklaşık 30 yıldır Türk İslam Birliği ülküsünün gerçekleşmesi için büyük bir fikri mücadele vermektedir. Özellikle son yıllarda bu konuyla ilgili ilmi çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Hem ülkemizde hem de Türk İslam dünyasında birlik, beraberlik, dayanışma ve işbirliği bilincinin güçlenmesi için yaptığı çağrılarla ve açıklamalarla öncülük yapan Sayın Adnan Oktar, Türk İslam Birliği'nin çok yakın gelecekte kurulacağını müjdelemektedir. Gerçekten de, özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, aynen Sayın Adnan Oktar'ın tarif ettiği şekilde, Türk İslam Birliği'ne adım adım yaklaştığımızı gözler önüne sermektedir. Bu bölümde, son bir iki yıl içinde arka arkaya yaşanan gelişmelerden bazı örnekler sergilenmektedir. Burada sınırlı sayıda örneğe yer verilmektedir ve sadece bu örneklerin incelenmesi dahi ne kadar önemli bir dönemde yaşadığımızı ve yakın gelecekte çok daha güzel ve mühim gelişmelere tanıklık edeceğimizi göstermektedir.

Ekin TV, 29 Ocak 2009:

Adnan Oktar: "Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu. NATO’dan daha büyük, AB’den daha güçlü, askeri yönden de, siyasi yönden de, ekonomik yönden de dünyanın en büyük gücü haline gelecektir. Ne anarşi kalır, ne terör kalır, ne hayat pahalılığı kalır, ne şu kalır, ne bu kalır. Ama bu konuda hırs yapmak lazım. Herkesin her yerde Türk İslam birliğine olan arzusu iştiyakı çok iyi vurgulanmalı. Mesela resmi makamlara dilekçe yazılabilir, yazılar yazılabilir, kahvehanelerde sohbet edilebilir, konuşmalar yapılır. Televizyon konuşmaları her şeyle bunun çok ciddi gündem yapılması lazım. O kadar mantıksız ki bizim birleşmememiz. Aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim. Avrupa’yı biz o zaman zengin ederiz. Avrupa yaşlı bir toplum, Amerika zaten ekonomik olarak çökmek üzere. Amerika’nın ve Avrupa’nın ve Çin’in kurtuluşu da buna bağlı. Allah’ın izni ile Rusya’yı da Türk İslam Birliği içine alacağız, bu da var çünkü çok yüksek nüfusa sahip Rusya’da ki Türklerin sayısı ve İslam da çığ gibi yayılıyor Rusya’da. İslam’ın sevgisi coşkusu yepyeni bir dinamik, yepyeni bir heyecan verecektir topluma. Böyle olaylarda muazzam bir heyacan meydana gelir. Yepyeni bilimsel buluşlar olur, yepyeni mimari anlayışları gelişir, medeniyette adeta bir patlama meydana gelir. Yepyeni bir sevinç anlayışı meydana gelir. Yani durgunluk ve durağanlık kalkar. Yani bir bendin önünde su bendinin önünde ki ağacı kaldırdın mı, su coşku ile akmaya başlar. Onun gibi. Adeta bir deniz boşalacak Allah’ın izni ile Türk İslam Birliği olduğunda. Buna doğru gidiyoruz, zaten bunun engellenecek bir yönü yok. Kimse bunu engelleyemez ayrıca. Bu bir kader Allah’ın izni ile. Mutlaka olacak bu. Ama herkes bunu coşku ile teşvik etsin, desteklesin, dilinde sürekli bunu değerlendiren bir insan zaten büyük hizmet etmiş olur."

TÜRKİYE`YE AĞABEYLİK GÖREVİ

Mersin TV, 5 Eylül 2008
Adnan Oktar: Türkiye Allah’ın izniyle büyük bir ülke olacak. Türk-İslam Birliği oluşacak. Bütün bu Ortadoğu’yu BÜTÜN BALKANLARI, Asya’yı TÜRKİYE, AĞABEYLİK RUHUYLA KUCAKLAYACAK İNŞAALLAH. Ve güzel bir sistem meydana gelecek dikkat ederseniz. Kafkas paktı oluşturuluyor yine demiryolu projemiz var biliyorsunuz. Petrol boru hattı, doğalgaz boru hattı projeleri var. İslam Birliği toplantıları yapılıyor. Türk Birliğinin daha güçlü hale gelmesi için yapılan çalışmalar var. Bunların hepsi hayırlı inşaAllah, Anadolumuz hep medeniyetlere beşiklik yapmış biliyorsunuz. Anadolu öyle bir yer. Osmanlı döneminde de biliyorsunuz. BÜTÜN ORTADOĞU’YU, BALKANLARI, ÜÇ KITAYI BURADAN YÖNETMİŞLER. İNŞAALLAH, YINE O ŞEKİLDE OLACAK AMA SEVGİYLE, DOSTLUKLA, KARDEŞLİK RUHU İÇERİSİNDE OLACAK.


Türkiye, 5 Ekim 2009

Bakan Ahmet Davutoğlu, Bosna-Hersek ve Sırbistan dışişleri bakanlarını İstanbul’da bir araya getirecek.
Ortadoğu, Kafkaslar ve en son Suriye-Irak arasında arabuluculuk yapan Türkiye şimdi de Balkanlar’da problemi iki ülkeyi barıştırmak için harekete geçti. Bu çerçevede, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Bosna-Hersek ve Sırbistan dışişleri bakanlarını buluşturacak. Ekim ayında barış diplomasisinde önemli rol oynayacak olan Türkiye 8-9 Ekim’de Güneydoğu Avrupa Ülkeleri İşbirliği Süreci (GDAÜ) dışişleri bakanları toplantısına ev sahipliği yapacak.Türkiye, 5 Ekim 2009

13 Ekim 2009 Salı

SURİYE İLE TÜRKİYE ARASINDA VİZE KALKIYOR



NE DEMİŞTİ: MPL TV, 21 Kasım 2008Adnan Oktar: Şimdi gerçek Türk-İslam Birliği fikri bu ülkeleri sardı. Türk Birliğinde kan ve ırk üstünlüğü yok. Bunda ahlak üstünlüğü var… Ve İslam alemine hizmet kastıyla ve dünyaya hizmet kastıyla ortaya çıkıyoruz. Yani burada diğer dinleri ezmek, diğer ırkları ezmek değil de diğer dinlere ve diğer ırklara hizmet etmek düşüncesi vardır. Yani diğer ırkları zengin etme, diğer dinleri ferahlığa, huzura, hürriyete kavuşturma fikri vardır. Bu düşünceden yola çıkarak diyoruz ki: “Ermenistan’ı Türk-İslam Birliğinin içine katacağız” diyoruz. İnşaAllah. İsrail’i Türk-İslam Birliğinin içine katacağız. Ve bu devletler milli vasıflarını koruyacak, milli devletlerini koruyacaklar, bu devletleri bu şemsiye altında toplayıp bunların güvenliğini sağlamak, bunlara ekonomik destek sağlamak, petrolle, madenle bunları zengin etmek ve hürriyet vermek yani üstlerinden terör belasını, ekonomik sıkıntıları veyahut hapsedilme azabını kaldırmak… Ama bunun samimiyetle böyle uygulanacağının ispat edilmesi ve gösterilmesi lazım. Biz bunu yapıyoruz. Bu inancı kitleler zaten kabul ettiğinde bu konu biter yani, bu konu o kadar karmaşık bir şey değil. Yani pasaport ve vize kalkması Bakanlar Kurulunun bir toplantısındaki bir karara bağlıdır, bu ne demektir “Türk-İslam Birliği” demektir. Yani Türk devletlerine ve İslam devletlerine pasaportu ve vize zorunluluğunu kaldırdık dediğinde hükümet konu biter. Türk-İslam Birliği kurulmuştur. Onlar için de aynı kararların alınması gerekiyor bundan sonra bu konu bitmiştir bu kadar. Ama bu asıl gönüllerde olacak birliktir. Bu resmi zorlamalara, resmi baskılara ihtiyacı olan bir birlik değildir yani resmi baskıyla sevgi oluşmaz, muhabbet oluşmaz, resmiyet dışında oluşması lazımdır. Çoşkun bir muhabbet vardır. BASARSIN GİDERSIN BURADAN SURİYE’YE. SINIR KAPISI DİYE BIR ŞEY YOK, KAPI SONUNA KADAR AÇIKTIR. Malı yüklersin, götürürsün istediğin gibi satarsın Şam’da. Onlar getirirler İstanbul’a getirip satarlar.


MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BIR SEVINÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERI BIR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.

(NE OLDU) Suriye’de bugün yapılacak üst düzey stratejik işbirliği toplantısında Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan Alman-Fransız ortaklığını benzerinin Orta Doğu’da Suriye ile başlatılması amaçlanıyor. Bu konuda şimdiden adımlar atılmış bile.Pilot bölge Halep, Kilis ve Gaziantep. Projenin adı ise “Bölgesel İşbirliği Projesi.” Proje kapsamında bu illerde yaşayan vatandaşlarını etkileyecek tüm konularda, yolların düzeltilmesinden, yangınlara birlikte müdahaleye, acil durumda hasta bakımından, günlük hayatın diğer sorunlarıyla mücadeleye kadar her konuda işbirliği yapılmaya başlanmış. Amaç bu projelerin diğer illeri de kapsayacak şekilde genişletilmesi.

VİZE BAYRAMI

Halep'te konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu bugünü vize bayramı ilan etti. İşte Davutoğlu'nun konuşması:
"İkili ilişkilerimizde yeni Altın Çağ başlıyor. Suni şekilde inşa edilmiş sınırları kaldırıp ortak bir havzanın insanları oluyoruz. Ekonomik işbirliğini ekonomik entegrasyona çeviriyoruz. Umarız bu ilişkiler tüm komşularımıza örnek olur. Artık 3 büyük bayramı kutlayacağız. Ramazan kurban ve vize bayramı."
Haberkuşağı, 13 Ekim 2009